Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan sanık ... hakkında 09.05.2011 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar kaldırılarak hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı TCK.nun 268/1. madde ve fıkrası uyarınca mahkumiyetine dair; ... 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.05.2015 gün ve 2015/60 esas, 2015/472 karar sayılı hükmünün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi:
Gereği görüşülüp düşünüldü:
İftira suçunun özel bir halini düzenleyen TCK.nun 268. maddesinde öngörülen, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için, kişinin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanmasının gerektiği; somut olayda, hakkında yakalama emri çıkarılan sanığın, kolluk kuvvetlerince yapılan kimlik kontrolü esnasında hakkındaki yakalama kararının yerine getirilmesini ve işlem yapılmasını engellemek amacıyla kendisini akrabası olan ...'ın kimlik bilgileriyle tanıtması şeklindeki eyleminin TCK.nun 206. maddesinde düzenlenen "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, sanığın CMUK 326/son gereği kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 12.03.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy