6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet suçundan sanık ....'in, anılan Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/1-a, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 6.000,0 Türk lirası ve 375,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair ÜMRANİYE 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/03/2007 tarihli ve 2006/547 esas, 2007/298 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 14/10/2009 tarihli ve 2009/10189 esas 2009/12070 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilme yapılmasında zorunluluk bulunduğu nazara alındığında, somut olayda, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan sanık hakkında 375,00 Türk lirasının yanında, 10 ay hapis cezasından çevrilme 6.000,00 Türk lirası adli para cezasına hükmedilmesi, sanığın suç tarihinden önce işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı mahkumiyetinin bulunmaması, atılı suç nedeniyle de bir zararın oluşmaması ve yine 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi gözetilerek sanık hakkında takdiri indirimin de uygulanması karşısında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinde belirtilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının yasal şartları oluştuğu halde bu husus tartışılmadan, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 26.07.2019 gün ve 7150 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.08.2019 gün ve KYB/2019-81244 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın yüzüne karşı verilen 28.03.2007 tarihli kararda temyiz süresinin hükmün açıklanmasından veya tebliğinden itibaren başlayacağının belirtildiği ancak, sanığa gerekçeli karar tebliğ edilmeden kararın 16.04.2007 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmış olup, 5271 sayılı CMK.nın 34/2. ve 232/6. madde ve fıkralarına göre hüküm fıkrasında, verilen karara karşı kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığı ve başvurma olanağı var ise süresi, mercii ve şekillerinin, tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekliliği gözetildiğinde, kararın usulüne uygun olarak kesinleşmediği ve kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından;
Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca düzenlenen ihbarname içeriği açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın Adalet Bakanlığı'na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 19.12.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy