Parada sahtecilik suçundan sanık ... hakkında 25.01.2010 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar kaldırılarak hükmün açıklanması sonucu verilen kararın Dairemizce bozulması üzerine 765 sayılı TCK.nın 316/3. madde ve fıkrası uyarınca mahkumiyetine dair;...2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.10.2015 gün ve .... karar sayılı hükmünün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi:
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı CMK.nın 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanığın beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulacağı belirtilmiş olup, bu denetim süresi hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun olarak kesinleşmesi üzerine başlamaktadır. İncelemeye konu dosyada; sanığın müdafii talep etmemesi ve atılı suçun da CMK.nın 150/2-3 maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanmasını gerektirmemesi nedeniyle sanığın bulunmadığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği celsede baro tarafından atanan müdafiinin görevine son verildiği ve 25.01.2010 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin gıyabi kararın sanığa da tebliğ edilmediği, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleşmediği anlaşılmakla; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri karşısında; sanığa yüklenen “parada sahtecilik ” suçunun yasa maddesinde öngörülen cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nın 102/3. maddesinde belirlenen 10 yıllık asli dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan 14.06.2006 tarihli mahkumiyet hükmünden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu
davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nın 102/3. ve CMK.nın 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞÜRÜLMESİNE, emanette kayıtlı sahte paraların 765 sayılı TCK.nın 36. maddesi uyarınca müsaderesi ile gereği için Merkez Bankası’na gönderilmesine, 11.11.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.