MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
23.01.2010 tarihli tutanak içeriğine göre katılana ait aracın sağ ön ve arka kapılarının kapı kollarında darbeye bağlı ezik meydana geldiği, sağ ön kapının penceresinin kırıldığının tespit edildiği, buna göre darbe sayısının birden çok olduğu anlaşılmakla sanığın hem mala zarar verme hem de olası kasıtla yaralama suçlarından mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Kabule göre ise;
a) Mahkemece sanığın tek bir fiille hem mala zarar verme hem de kasten yaralama suçunu aynı anda işlediği kabul edildikten sonra, TCK.nun 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken daha ağır cezanın öngörüldüğü mala zarar verme suçu yerine, yaralama suçundan hüküm kurulması,
b) Tartışma sırasında sanığın odun parçası ile katılana ait aracın kapı camını kırdığı sırada cam parçalarının katılanın yüzüne gelip yaralandığı olayda, sanık hakkında olası kasıt hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi uyarınca CMUK 326/son maddesinden doğan müktesep hakları saklı kalmak üzere BOZULMASINA, 07.03.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy