MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret, şantaj
HÜKÜM: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, beraat
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık ... hakkında şantaj, sanık ... hakkında şantaj ve hakaret, sanık ... hakkında şantaj ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların katılan vekilinin temyizi yönünden yapılan incelemesinde,
5271 sayılı CMK’nın 231/12. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar itiraza tabi olup temyiz yasa yoluna başvurulması olanaklı bulunmadığından; katılan vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE, merciide yanılma nedeniyle CMK’nın 264. maddesi gözetilerek istemin itiraz olarak kabulü ile gereğinin yerine getirilmesi için dosyanın bu suçlar yönünden incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2) Sanıklar ... ve ... hakkında hakaret suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde,
Sanıkların eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK’nın 125/1. maddesinde düzenlenen hakaret suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının, son kesme nedenini oluşturan 06.10.2010 tarihli mahkumiyet kararından itibaren inceleme tarihine kadar geçmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
3) Sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince,
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre; sanık ... müdafiin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suç işleme kastı bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık ... müdafiin suç işleme kastı ile hareket etmediğine, mağdurun kendi isteği ile olay yerine geldiğine, atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığına dair temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 20.05.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.