MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli mala zarar verme, 6136 sayılı Yasaya aykırılık, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Sanık hakkında kamu görevlisine görevini yaptırmamak için direnme ve 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanığın, atılı suçların unsurlarının oluşmadığına ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2- Sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Trafik kurallarına aykırı davranması nedeniyle hakkında idari yaptırım uygulandığı sırada kendisini mağdur ... olarak tanıtan sanığın, akabinde işlediği görevi yaptırmamak için direnme, kamu malına zarar verme ve 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından dolayı soruşturmaya başlanması üzerine kendisini ... olarak tanıtmaya devam ettiği bu şekilde gerçekleşen ve hukuki anlamda tek fiil oluşturan eyleminin TCK.nın 268. maddesinde düzenlenen başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanmak suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA,
3- Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde ise;
Duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen şikayetçi İçişleri Bakanlığının gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, şikayetçi kurumun 5271 sayılı CMK.nın 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Şikayetçi kurumun duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle CMK.nın 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılması,
Yasaya aykırı, sanık ve şikayetçi ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 07.05.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy