MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
1-Olay sonrasında alınan genel adli muayene raporuna göre dudağında lezyon bulunan sanığın, eşi mağdur tarafından olay esnasında ikamet ettiği konuta çekilmeye çalışıldığını, kendisinin de buna engel olmaya çalıştığını beyan etmesi karşısında, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin tespitine çalışılması, bunun mümkün olmaması halinde Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.10.2002 tarihli Esas-2002/4-238 Karar 2002/367 sayılı kararında belirtildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin sanık lehine 5237 sayılı TCK.nun 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediğinin karar yerinde tartışılmaması,
2-Mağdurdaki yaralanmaların tesbiti ve niteliği konusunda düzenlenen raporların içeriklerinin yetersiz ve birbirleriyle çelişir nitelikte bulunması karşısında, mağdurun kilitlendiği yerin kapısının camını kırması neticesinde gerçekleşen kesiler haricindeki mevcut yaralanmalarının, basit tıbbi müdahale ile giderilip giderilemeyeceğinin tesbiti bakımından, düzenlenen tedavi evrakları, geçici ve kesin raporların Adli Tıp Kurumuna gönderilerek mağdurdaki yaralanmaların niteliğinin kesin bir şekilde belirlenmesi yoluna gidilip sonucuna göre yaralama suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 10.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi