MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, cinsel taciz
HÜKÜM: Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın, mağdureyi iş yerinin önünde gördüğü, içeri çağırdığı, mağdurenin elinden tutarak üst kata çıkardığı, mağdureye “pantolonunu indir sana tecavüz edeceğim” dediği, bu esnada tanıkların iş yerine geldikleri, seslenmeleri üzerine, sanığın üst kattan indiği, tanıklar üst kata çıktıklarında, ütü masasının üzerinde mağdureyi giyinik halde oturur halde buldukları, sanığın bu şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve cinsel saldırıya teşebbüs suçlarını işlediği iddia edilen olayda;
1- Sanık hakkında cinsel taciz suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
5271 sayılı CMK.nın 286/1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairelerinin bozma dışında kalan hükümlerin temyiz edilebileceği, CMK.nın 286/2-a maddesi uyarınca hükümlerin niteliği itibariyle temyiz edilemez olduğu, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK.nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Yerinde görülmeyen sanık müdafii ile katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
İddianame anlatımı, sanığın savunmaları ile mağdur ve tanık beyanları, mağdura ait adli raporunda darp ve cebir izine rastlanmadığına dair tespit ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın olay tarihinde yanına çağırdığı mağduru işyerine çağırıp, üst kata çıkardıktan sonra, ona yönelik cinsel taciz eyleminde bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanığın atılı suçu cebir, tehdit veya hile ile gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek, temel cezanın TCK.nın 109/1. maddesi uyarınca belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde aynı maddenin 2. fıkrasından uygulama yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
Kabule göre de;
Suç tarihinde onsekiz yaşından küçük bulunan mağdura 5271 sayılı CMK.nın 234/2. maddesinin amir hükmü uyarınca 14.03.2018 tarihli duruşmada beyanının alınması sırasında zorunlu vekilinin bulunmaması, sonrasında duruşmanın bu zorunlu vekilin iştirakiyle yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.01.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.