MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli mala zarar verme ve kasten yaralama
HÜKÜM: Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dairemizin 22.01.2019 gün ve 2017/4258 Esas, 2019/946 sayılı kararında ayrıntıları ile açıklandığı üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görülmediğinden 6352 sayılı Kanunla 5271 sayılı Kanuna eklenen 308/3. madde ve fıkrası hükmüne göre dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2019 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Rize Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamede sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nın 86/2, 86/3-a, 29/1, 58, 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı mahkemece sanık hakkında ek savunma hakkı verilmeden TCK'nın 29. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, iddianamede sanık hakkında uygulanması istenen 5237 sayılı TCK'nın 29. maddesinin uygulanmamasının 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesine aykırılık oluşturduğu nedeniyle sayın çoğunluk tarafından bozma kararı verilmiş ise de;
İncelenen somut olayda CMK'nın 226. maddesinde öngörüldüğü üzere suçun hukuki niteliği değişmemiş, cezanın arttırılmasını gerektiren bir durumda yargılama yapılırken ortaya çıkmamıştır. Yargılama aşamasında suçun niteliğini değiştirecek veya
cezanın arttırılmasını gerektirecek bir durum ortaya çıkmamış olup, sanık hakkında uygulama imkanı oluşmadığından sözü edilen 29. madde de dikkate alınmamıştır. İddianamede Cumhuriyet Savcısının sanık hakkında uygulanması istenen bir indirim hükmünün sanık aleyhine uygulanmaması sanığa ek savunma hakkı verilmesini gerektirmemektedir. Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 13.12.2011 gün ve 2011/6-356, 2011/272, 17.02.2013 gün, 1479-611 sayılı emsal kararları da bu doğrultudadır. Açıklanan nedenlerle sayın çoğunluğun itirazın reddi düşüncesine iştirak edilmemiştir. 26.06.2019
...