MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Başkasına ait banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik zincirleme şekilde başkasına ait banka veya kredi kartlarının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama ile katılanlar ... ve ...'a yönelik bir kez zincirleme şekilde başkasına ait banka veya kredi kartlarının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık ... ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre;sanık ...'ın olay tarihinde ... İletişim isimli işyerinin fiilen işletmecisi olduğu, bu işyerine gelen müşterilerin kredi kartı borçlarını ödemesi için sanığa kartlarını ve şifrelerini bıraktıkları,nitekim katılanlardan ...'ın kendisine ait Garanti Bankası,Yapı Kredi Bankası, Citibank ve Finansbank'a ait kredi kartlarını;katılan ...'ın ise Garanti Bankası, Yapı Kredi Bankası, Citibank, HSBC, Denizbank, Vakıfbank, Akbank ve Finansbank'a ait kredi kartlarını ve eşi olan katılan ...'a ait Akbank kredi kartını 2011 yılı içerisinde sanığa bıraktıkları, sanığın da kredi kartlarının borçlarını ödeyip daha sonra kendi işyerinde ve değişik işyerlerinde bulunan pos cihazlarından ödeme yaptığı kartlarla ilgili çekim yaptırarak menfaat temin ettiğinin gerek sanığın savunması gerekse katılanların özünde değişmeyen ve çelişmeyen anlatımlarıyla sabit olduğunun kabul edildiği;
Sanık ...'ın eylemlerinin hem TCK.nın 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçunu hem de 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 36. maddesinde düzenlenen gerçeğe aykırı olarak harcama belgesi düzenleme suçunu oluşturduğu, 5464 sayılı Yasa'da suçtan zarar görenin banka ya da finans kurumu
olduğu, aynı mağdur bankaya yönelik açılan davaların bulunması halinde bu dosyaların getirtilerek incelenmesi, olanaklı olduğu takdirde davaların birleştirilmesi, birleştirme olanaklı olmaz ise esasa etkili belgelerin onaylı birer örneği dosya arasına alınması gerektiği anlaşılmakla; somut olayda ise her iki suç için öngörülen cezaların aynı olması karşısında sanık ... hakkında TCK.nın 44. maddesi ve özel norm önceliği ilkesi gereğince 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 36. maddesi uyarınca bu suçtan zarar gören banka sayısınca mahkumiyet kararı verilmesi ve UYAP'tan yapılan sorgulamada Dairemizin 2019/24009 Esasına kayıtlı temyiz incelemesine konu Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 19.02.2015 tarih, 2014/302 Esas, 2015/25 Karar sayılı dosyasının da işbu dosya ile aynı nitelikteki fiillere ilişkin olduğu ve bu dosyanın getirtilip incelenerek olanaklı olduğu takdirde davaların birleştirilmesi, birleştirme olanaklı olmaz ise esasa etkili belgelerin onaylı birer örneği dosya arasına alınması ve sanık hakkında tayin olunacak cezaların bu hususlar dikkate alınarak belirlenmesi gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan mahkumiyet kararları verilmesi,
Kabule göre de;
TCK.nın 245/1. maddesinde tanımlanan suçtan zarar görenin kart sahibi olup sanık ...'ın katılan ...'a ait kredi kartlarını kullandığı kabul edilmesine rağmen katılan ...'a yönelik eyleminden ötürü ayrıca TCK'nın 245/1,43. maddeleri gereğince cezalandırılması gerektiği gözetilmeden katılan ...'a yönelik fiille beraber zincirleme şekilde tek suç kabulü ile eksik ceza tayini,
Yasaya aykırı sanık ... ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. ve 326/son maddeleri gereğince sonuç ceza miktarları yönünden kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA,
2- Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik zincirleme şekilde başkasına ait banka veya kredi kartlarının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama ile katılanlar ... ve ...'a yönelik bir kez zincirleme şekilde başkasına ait banka veya kredi kartlarının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık ... müdafii ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre;sanık ...'in atılı suçlamaları kabul etmeyerek işyerinin yalnızca adına kayıtlı olduğunu ancak işyerinin ticari faaliyetine ve diğer sanığın eylemlerine iştirak etmediğini beyan ettiği, sanık ...'ın aynı yönde sanığın savunmasını doğrular ve destekler mahiyette anlatımda bulunduğu, katılan ...'ın kendi adına kayıtlı kredi kartlarından, katılan ...'ın da soruşturma aşamasında kendisine ve eşi katılan ...'a ait kredi kartlarından komisyon karşılığında işlem yapan ve paraları yatırdığını söyleyen şahsın sanık ... olduğunu belirtmelerine rağmen tanıklar ... ve ...'in sanık ... ile sanık ...'in aynı işyerinde fiilen birlikte çalıştıklarına dair bilgi ve görgüleri karşısında;
Sanık ...'ın olay tarihinde eşi olan sanık ...'ın işlettiği ... İletişim isimli işyerinde katılanlara ait kredi kartlarından yapılan çekimlere iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla, sanığın atılı suçlardan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
TCK.nın 245/1. maddesinde tanımlanan suçtan zarar görenin kart sahibi olup sanık ...'ın katılan ...'a ait kredi kartlarını kullandığı kabul edilmesine rağmen katılan ...'a yönelik eyleminden ötürü ayrıca TCK'nın 245/1, 43. maddeleri gereğince cezalandırılması gerektiği gözetilmeden katılan ...'a yönelik fiille beraber zincirleme şekilde tek suç kabulü ile eksik ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafii ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.11.2021 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
2020/12690 Esas, 2021/21175 karar sayılı ilamımızın (2) no'lu bendinde sanık ... hakkındaki çoğunluk görüşünde; sanığın suça iştirak etmediğine ilişkin inkara yönelik beyanı ile katılanlar ... ve ...'ın beyanlarına üstünlük tanınarak suça iştirak ettiğine ilişkin kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraat kararı verilmesi gerektiği belirtilerek mahkumiyet kararının bozulmasına karar verilmiş ise de;
Sanık ... ... aşamalarda alınan beyan ve savunmalarında suçlarla ilgisinin olmadığını ifade etmiştir.
Dosyada mevcut 05.03.2012 havale tarihli dilekçede "... ve ... ile ...'in ödeme güçlüğü çeken vatandaşların kredi kartları üzerinde faiz ekleyerek para yatırma-çekme işlemi yapıyorlar" şeklindeki iddialar bulunması,
Ankara Ticaret Odasının 10.11.2011 tarihli yazı cevabına göre para-yatırma ve çekme işleminin yapıldığı işyerinin sanık ... adına kayıtlı olması,
Katılan ...'ın 31.10.2011 tarihli kolluk beyanında "... Turkcell ve Avea bayisinde ... ve ...'ın bankalardan daha düşük faizle işlem yaptıklarından ben buraya gittim. Kredi kartımı veriyordum. Yatır-çek tabir edilen işlemi yapıyorlardı. Parayı ceplerinden yatırıp komisyon alıyorlarda. ... ...'ın ve ...'ın kaçtığını öğrendim." şeklindeki beyanı,
Katılan ...'ın 10.10.2013 tarihli oturumda "... eşi ... ile birlikte çalışıyordu. Banka kredi kartlarından bir kısmını da ...'a teslim etmiştim. " biçimindeki ifadesi,
Katılan ...'ın 03.01.2013 tarihli dilekçesi ile yargılama sırasında 10.10.2013 tarihli celsedeki benzer beyanları,
Katılan ...'ın 19.09.2011 ve 04.02.2014 tarihli Savcılık beyanında "sanıklar karı koca olup birlikte çalışıyorlar, bu işi birlikte yapıyorlardı" şeklindeki görgüye dayalı iddiaları,
Tanık ...'in "... eşi olan ... ile aynı işyerinde birlikte çalışıyorlardı. ... da dükkanda fiilen çalışıyordu" şeklindeki yeminli beyanı,
Tanık ...'ın 04.02.2014 tarihli yeminli beyanında "Sanıklar karı koca olarak Turkcell bayileri idi. Kredi kartlarımın asgari ödemelerini bankaya yatırmaları için sanıklara götürüyordum." şeklindeki ifadesi,
Sanık ... ...'ın Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesinde ... hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanununa aykırılık suçundan yapılan yargılamada tanık sıfatıyla "Eşim olan ...'ın Aydınlıkevlerde bulunan ... İletişim isimli firmasında, eşime yardım etmek için çalışmaya başladım. Her gün öğleden sonra eşimin yanına gelerek yardım ederim. İşyerinde aktivasyon işlerine bakarım. ... Biz ... İleşitim isimli firmayı eşim ile birlikte işletiyoruz" şeklindeki itiraz içeren beyanları,
Tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde sanığın atılı suçları diğer sanık olan eşi ... ile birlikte işlediği ve asli fail olarak suça katıldığı sabittir.
Sanığın ... ile birlikte gerçekleştirdiği eylemler nedeni ile 5464 sayılı Yasanın 36. madde gereği cezalandırılmasına karar verilmesi gerekçesi ile bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun bozma gerekçesine iştirak edilmemiştir. 17.11.2021