MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Hükmün açıklanmasına sebebiyet veren ihbara konu ilamda, suç tarihi itibariyle uzlaşma kapsamında bulunan hakaret suçu ve uzlaşma kapsamına girmeyen TCK 106/1-1. cümlede düzenlenen tehdit suçlarından mahkum olmuş ise de, hükümden sonra, 02.12.2016 tarih ve Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren, 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik, 5271 sayılı CMK.nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre, söz konusu tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınması üzerine ihbara konu suçlara ilişkin mahkemesince yeniden yapılan uyarlama yargılaması sonucunda uzlaşma nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi nedeniyle 5271 sayılı CMK.nın 231/11. maddesi uyarınca hükmü açıklama koşullarının ortadan kalktığı anlaşılmakla hükmün bozulmasında yasal zorunluluk bulunması,
2- Kabule göre de;7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasının, "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres yanı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanununu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, mercii tarafından, tebligata Tebligat Kanunu'nun 23/1-89 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre,
"Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği göz önüne alınarak, yukarıda açıklanan hususlar yerine getirilmediği anlaşılmakla, somut olayda;hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra hükmün açıklanmasını gerektiren koşulların oluşup oluşmadığının tespiti bakımından sanığın adına çıkarılan "denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, duruşma açılmasını müteakip, gelmediği takdirde duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin" ihtarı da içeren meşruhatlı davetiyenin öncelikle duruşmada bildirdiği adrese Tebligat Kanununu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılarak tebliğ edilmesi, tebliğ imkansızlığı durumunda ise Tebligat Kanunu hükümlerine göre hareket edilerek, duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği gözetilmeden bila tebliğ sonucu yokluğunda yargılama yapılmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Yasaya aykırı,sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün öncelikle bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 23.06.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.