İhbarname No: KYB - 2020/42330
İftira suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 268/1. maddesinin yollamasıyla aynı Kanun'un 267/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Bergama 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2018 tarih ve 2017/312 Esas, 2018/265 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, hakkında yakalama kararı bulunan şüphelinin yapılan ihbar üzerine yakalandıktan sonra, kardeşine ait kimlik bilgilerinin yer aldığı kendi fotoğrafı yapıştırılmış sahte kimlik belgesini kullandığının anlaşılması üzerine başlatılan soruşturmada alınan 22.02.2017 tarihli ifadesinde, kardeşi adına kendi fotoğrafı yapıştırılmış kimlik belgesi düzenlettirdiğini itiraf ederek iftirasından dönmesine karşın, etkin pişmanlık hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı Kanun’un 269/1. maddesinin uygulanma olanağı tartışılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 25.03.2020 gün ve 2397 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.04.2019 gün ve KYB/2019-36419 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1-)İftira suçunun özel bir halini düzenleyen 5237 sayılı TCK.nın 268/1. maddesinde düzenlenen başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun oluşabilmesi için işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekir. Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi halinde TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması halinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40/1. maddesinde düzenlenen kimliği bildirmeme kabahati oluşur.
Oluş ve tüm dosya kapsamına göre, hakkında yakalama kararı bulunan sanığın kolluk görevlilerince yakalandığında, üzerinde kendisine ait fotoğraf bulunan kardeşi ... ... adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanını ibraz ettiği, ancak sanık hakkındaki bütün adli işlemlerin gerçek kimlik bilgileriyle yapıldığı, başkasının kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullanarak kendisini suçsuz, diğer kişiyi ise işlemediği bir suçun faili olarak göstermediği anlaşılmakla; eylemin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan hüküm kurulması,
2-)Kabule göre de; hakkında yakalama kararı bulunan şüphelinin yapılan ihbar üzerine yakalandıktan sonra, kardeşine ait kimlik bilgilerinin yer aldığı kendi fotoğrafı yapıştırılmış sahte kimlik belgesini kullandığının anlaşılması üzerine başlatılan soruşturmada alınan 22.02.2017 tarihli ifadesinde, kardeşi adına kendi fotoğrafı yapıştırılmış kimlik belgesi düzenlettirdiğini itiraf ederek iftirasından dönmesine karşın, etkin pişmanlık hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı Kanun’un 269/1. maddesinin uygulanma olanağı tartışılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden, Bergama 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 29.03.2018 gün ve 2017/312 esas-2018/265 Esas - Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nın 309/4-c maddesi gereğince aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak koşuluyla BOZULMASINA, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.06.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.