Sahteliğini bilmeden kabul ettiği parayı sahte olduğunu bilerek tedavüle koyma suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 197/3 ve 62/1. maddeleri gereğince 75 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Bayındır Sulh Ceza Mahkemesinin 13/05/2014 tarihli ve 2013/296 esas, 2014/283 sayılı kararının Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 29/03/2016 tarihli ve 2015/13444 esas, 2016/4097 karar sayılı ilâmı ile bozulmasını müteakip yapılan yargılama neticesinde sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 197/3 ve 62/1. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine ilişkin Bayındır Asliye Ceza Mahkemesinin 18/10/2016 tarihli ve 2016/616 esas, 2016/545 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, Bayındır Sulh Ceza Mahkemesinin 13/05/2014 tarihli kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 29/03/2016 tarihli ve 2015/13444 esas, 2016/4097 karar sayılı ilâmında "...Sanığa yüklenen eylemin TCK.nun 197/1. maddesine uyan sahte parayı tedavüle koymak suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve değerlendirmenin 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 12. Maddesi uyarınca Ağır Ceza Mahkemesinin görevinde bulunduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, ... BOZULMASINA, ..." şeklinde belirtilerek anılan hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma kararı üzerine, Bayındır Asliye Ceza Mahkemesince sanığa yüklenen eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 197/1. maddesine uyan sahte parayı tedavüle koymak suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirme yetkisi Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilerek dosyanın yetkili Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 30.04.2020 gün ve 2020-5459 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.05.2020 gün ve KYB - 2020/46500 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Oluşa, iddianamedeki anlatıma ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın sahte 100 TL ile alışveriş yapma şeklinde gerçekleşen eyleminin 5237 sayılı TCK.nın 197/1. maddesinde tanımlanan suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir, tartışma ve davaya bakma görevinin, anılan maddedeki hapis cezasının üst sınırına göre 5235 sayılı Yasanın 12. maddesi uyarınca Ağır Ceza Mahkemesine ait bulunduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Bayındır Asliye Ceza Mahkemesinin 18.10.2016 gün, 2016/616 Esas 2016/545 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nın 309/4-b maddesi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak üzere BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.09.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.