MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz taleplerinin sanıklar ...hakkında verilen kararlar ile sınırlı olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanıklar ...'ın olay tarihinde alkol alarak gürültü yapmaları üzerine, köy muhtarı olan ... ve aynı köyde ikamet eden ... ile aralarında tartışma yaşandığı, ihbar üzerine jandarma ekibinin olay yerine geldiği, sarhoş olan sanıkları ifadelerini almak üzere ekip aracına bindirecekleri sırada sanıklardan ....'ın yerden aldığı taşı jandarma personeli ...'e atmak suretiyle memura direnç gösterdiği, o sırada sanık ...'un da önce ...'nın sol kol üst kısmına tekme attığı ve mağdurun görevde kullanmış olduğu tüfeği kolundan çekmek ve ittirmek suretiyle almaya çalıştığı, akabinde tırnakları ile ve kolundan çekmek suretiyle cebir kullanarak kamu görevlisi olan mağdur ...'yi sol kol üst tarafından yaraladığı, bu şekilde direnç gösteren sanıkların, orantılı güç kullanılmak suretiyle araca bindirildikleri ve ifade için karakola götürüldükleri, sanık ...'ın karakolda hakkında işlem yapılırken kendini kardeşi ... olarak tanıttığı ve bu isimle ifade verdiği olayda;
1)Sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen mahkumiyet kararına ilişkin, sanığın temyiz talebinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun,
yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanığın, atılı suçu işlemediğine dair yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2)Sanık ... hakkında ...'e yönelik tehdit suçundan verilen beraat kararına ilişkin Cumhuriyet Savcısının temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık ...'un araca bindirildiği esnada, mağdur ...'i "senin gırtlağını keseceğim " demek suretiyle tehdit ettiği yönündeki mağdurlar ... ve Ali iddialarının, bu suç yönünden olayın aynı zamanda görgü tanığı olan jandarma personeli diğer mağdurlar ... ve Sefer tarafından da doğrulanması karşısında; tanık ...'nun beyanına hangi gerekçe ile üstünlük tanındığı tartışılmaksızın, sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmesi yasaya aykırı,
Hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253/1. madde hükmü uyarınca, sanığa atılı TCK’nın 106. maddenin 1. fıkrasının 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması, yine hükümden sonra 24/10/2019 tarihinde yürürlüğe giren, 7188 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile değişik CMK'nın 253. maddesinin maddesi uyarınca uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaştırma hükümlerinin uygulanamayacağının hüküm altına alındığı, somut olayda birlikte işlenen suçların mağduru ile tehdit suçunun mağdurunun farklı olması karşısında, anılan kanun hükümleri ile değişik CMK’nın 253. maddesi gereğince tehdit suçundan sanığın hukuki durumunda yeniden değerlendirilme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. madesi gereğince BOZULMASINA,
3)Sanık ... hakkında başkasının kimlik bilgilerini kullanma suçundan verilen mahkumiyet kararına ilişkin, sanığın temyiz talebinin incelenmesinde;
Suç tarihi, CMK’nın 250/1. maddesinde 08.07.2021 tarihinde yapılan değişiklikten öncesine ait olmakla;
Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “”...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “...seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri yargılama usulüne tabi olması karşısında; sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250. maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için
yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdii edilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA,
4)Sanık ... hakkında kamu görevlisine hakaret suçundan verilen beraat kararına ilişkin Cumhuriyet Savcısının temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık ...'un araca binmemek için direnç gösterdiği esnada, jandarma personeli olan mağdurlar ...' "senin ananın avradını sinkaf edeyim" ...'e ise, "orospu çocuğu" demek suretiyle alenen hakarette bulunduğu yönündeki mağdur iddialarının, bu suç yönünden olayın aynı zamanda görgü tanığı olan diğer mağdurlar ... ve Ali tarafından da doğrulanması karşısında; tanık ...'nun beyanına hangi gerekçe ile üstünlük tanındığı tartışılmaksızın, sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA,
5)Sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen mahkumiyet kararına ilişkin, sanık ve Cumhuriyet Savcısının temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanığın, atılı suçu işlemediğine dair temyiz itirazlarının reddine ancak;
Sanık ...'ın üzerine atılı direnme suçunu, TCK.'nın 6. maddesi kapsamında silahtan sayılan taş ile mağdur ...'yı görevini yerine getirmesini engellemek amacıyla darp etmek suretiyle işlediğinin, mağdurların iddiaları, tanık Muhammed Hınısoğlu'nun anlatımları ve doktor raporu ile sabit olması karşısında, sanık hakkında TCK. 265/4. maddesi uygulanmayarak eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 05.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.