MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Gerekçeli kararın sanık ...'ın savunmasında belirttiği adrese tebliğe çıkarıldığı, tebliğ imkansızlığı nedeniyle tebliğin Tebligat Kanununun 21. maddesine göre yapıldığı ve tebligatın muhtara teslim edildiği belirtilmiş ise de; bu adreste Tebligat Kanununun 10. maddesine göre tebliğin yapılamama gerekçesi belirtilmediği gibi tebligat parçasında Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre en yakın komşusuna haber verildiğine ilişkin bir ibarenin bulunmaması karşısında; tebligatın usulüne uygun olmadığı, sanığın temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu anlaşılmakla, talebin reddine ilişkin 12.02.2014 tarihli ek kararın kaldırılarak ve hükmolunan cezaların süreleri itibariyle kabulünde yasal olanak bulunmayan sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın duruşma taleplerinin CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle dosya üzerinden yapılan incelemede;
1-Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma; sanık ... hakkında kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, sanık ... müdafii, sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme ile hükümler kurulduğuna ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Mağdurun soruşturma aşamasında alınan kolluk ve savcılık beyanlarında, olay günü kömür maden işletmesi civarında gezinirken işletme sahibi ... ve maden işletmesinde işçi olarak çalışan diğer sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın yolunu keserek üzerindeki kimlik ve cep telefonunu alarak kendisini hırsızlık olayıyla ilgili konuşturmak için şantiyeye çağırdıklarını, kimliğini almak için mecbur kalarak sanıkların peşinden gittiğini beyan ettiği, buna karşılık kovuşturma aşamasında ise, sanıklar ..., ... ve ...'ın araçta oldukları halde olaya müdahale etmediklerini beyan ettiği, sanık ... yönünden ise aşamalarda alınan beyanlarında olaya ne şekilde iştirak ettiğine dair bir beyanının bulunmadığı gibi, adı geçen bu sanıkların, şantiye içerisinde elleri bağlanıp darp ve tehdide maruz kaldığı sıradaki durumlarına ilişkin ise beyanlarında bir açıklık bulunmadığının anlaşılması karşısında, mağdurun şantiyeye götürülmesi sırasında kullanılan zor unsurunun ne şekilde oluştuğu ve mağdurun şantiye içerisinde diğer sanıklar tarafından hürriyetinden alıkonulduğu sırada sanıklar ..., ..., ... ve ...'in konum ve rollerinin tereddüte mahal vermeyecek şekilde mağdurun beyanları arasındaki çelişkiler de giderilmek suretiyle eyleme ne şekilde iştirak ettikleri hususunun karar yerinde tartışıldıktan sonra sanıkların hukuki durumlarının ayrı ayrı takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Yasaya aykırı, sanıklar ..., ..., ... ve ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.06.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.