MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Müşteki ... vekilinin sanıklar hakkında kurulan tüm hükümleri, sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin sanıklar hakkında yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma ve infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan kurulan hükümleri, sanık ... müdafinin ayrıca sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmü de temyize getirdiği belirlenerek yapılan incelemede;
I- Müşteki ... vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde,
Müştekinin 13.11.2018 tarihli celsede sanıklardan şikayetçi olduğunu ancak davaya katılmak istemediğini belirtmiş olması karşısında, davaya katılma hakkı bulunmadığı ve mahkeme tarafından da katılma kararı verilmiş olmasının hükümleri temyiz hakkı vermeyeceği cihetle; müşteki vekilinin temyiz isteminin CMK'nın 298. maddesi gereğince REDDİNE,
II-Sanıklar ..., ... ve ... haklarında infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan ayrıca sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Bölge Adliye Mahkemesi ve ilk derece mahkemesince verilen cezalar beş yıldan fazla olmadığı gibi Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın cezayı arttıran nitelikte olmaması nedeniyle CMK'nın 286/2-a, b maddeleri uyarınca hükümlerin niteliği itibariyle temyiz edilemez olduğu anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin CMK'nın 298. maddesi gereğince REDDİNE,
III-Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma ve yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz incelemesinde ise;
S/2
Müşteki ... ve katılan ...’e yönelik olarak gerçekleştirilen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, mağdur sayısınca ceza tatbik edileceği gözetilmeden tek suç kabulü ile sanıkların cezasından TCK'nın 43.maddesi uyarınca artırım yapılması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre; sanık ... müdafinin haksız tahrik hükümleri gereğince cezalardan indirim yapılması gerektiğine, sanık ... müdafinin, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçu bakımından, gerekçesiz olarak alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edildiğine, haksız tahrik hükümleri gereğince indirim yapılması gerekliliğinin gözetilmediğine, TCK’nın 62. maddesi değerlendirilmeksizin fazla ceza tayin edildiğine, yaralama suçu bakımından ise aynı temyiz sebeplerinin yanı sıra haksız tahrik hükümleri gereğince yapılan indirimin yetersiz olduğuna, sanık ... müdafinin ise suç ve cezada şahsilik ilkesine riayet edilmediğine, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığına, sanığın söz konusu suçlara bir iştirakinin bulunmadığına, iştirakinin varlığı kabul edilse dahi yaralama suçunun ağırlaşmış neticeleri bakımından sanığın sorumluluğunun bulunmadığına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nın 302/1. maddesi uyarınca TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİNE, SANIKLARIN TUTUKLULUK HALLERİNİN DEVAMINA, 20.05.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.