MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1593 Esas, 2021/690 Karar
SUÇLAR : Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, ilk derece mahkemesinin beraat hükümleri kaldırılarak mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Sanıklar ... ve ... hakkında hakaret suçundan kurulan hükümlerin kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir.
Katılanlar vekilinin temyiz dilekçesinin incelenmesinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 294/1. maddesinde yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan vekilinin temyiz sebebi içermeyen dilekçesi ile temyiz isteminde bulunduğu ancak, aynı Kanun’un 295/1. maddesinde öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmış olup bu itibarla temyiz başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Sanıklar ..., ..., ... yönünden cebir, tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden; sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...'a karşı alenen hakaret suçundan kurulan hükümlerin yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Finike Asliye Ceza Mahkemesinin 02.11.2017 tarihli ve 2015/474 Esas, 2017/878 Karar sayılı kararı ile; sanık ... hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125/1, 62/1, 53... . maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına; cebir, tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden ise aynı Kanun’un 109/2, 109/3-b, 62, 53... . maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. Sanık ... hakkında alenen hakaret suçundan açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da beraat kararı verilmiştir. Sanık ... hakkında hakaret suçundan 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; birleşen dosyadaki alenen hakaret suçundan beraatine ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmiştir. Hükümler, katılanlar vekili, Cumhuriyet savcısı, sanıklar ... ve ... müdafileri tarafından istinaf edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 06.04.2021 tarihli ve 2020/1593 Esas, 2021/690 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında hakaret suçundan istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkumiyet kararının kaldırılmasına ve sanığın katılan ...'a karşı 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-b, 53. maddeleri uyarınca 8 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararının kaldırılmasına ve sanığın 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-b ve aynı Kanun'un 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 8 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
Hakaret suçundan kurulan beraat kararının kaldırılmasına ve sanığın 5237 sayılı Kanun'un 125/1 ve 125/4. maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararının kaldırılmasına ve sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-b, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 8 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir; katılan ...'a karşı ise hakaret suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Alenen hakaret suçundan kurulan beraat hükmünün ise kaldırılmasına ve sanığın 5237 sayılı Kanun'un 125/1 ve 125/4. maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi
Somut bir sebebe dayanmamaktadır.
2. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında alenen hakaret ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin, suçların sanık tarafından işlendiğinin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilememesi ve "şüpheden sanık yararlanır" ilkesine aykırı şekilde beraat yerine mahkûmiyet kararı kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
3. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında alenen hakaret ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarına azmettirme kabulüyle verilen mahkûmiyet hükümlerinin, suçların sanık tarafından işlendiğinin ve özellikle azmettirme koşullarının her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilememesine rağmen mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
4. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün, atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilememesi, suçun manevi unsuru olan hürriyeti tahdit kastının bulunmaması, nitelikli hallerin olayda uygulanma koşullarının oluşmamasına rağmen uygulanması, etkin pişmanlık, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin tartışılmaması ile alt sınırdan uzaklaşılarak orantısız ceza tayin edilmesi suretiyle beraat yerine mahkûmiyet kararı kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Sanıklar ... ve ... hakkında basit hakaret suçundan kurulan hükümlerin kesin nitelikte olduğu tespit edilmiştir. Katılanlar vekilinin temyiz itirazının somut bir sebebe dayanmadığı anlaşılarak inceleme yapılmıştır.
1. Sanıklar ..., ..., ... Yönünden Cebir, Tehdit veya Hile ile Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden; sanıklar ... ve ... Hakkında ise Alenen Hakaret Suçundan Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde
Dava dosyası kapsamına göre, katılan ...’un sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımlar nedeniyle taraflar arasında yaşanan tartışmanın ardından, sanıklar ... ve ... tarafından katılanın kimlik ve irtibat bilgilerinin tespit edildiği, katılan ile telefon görüşmeleri yapıldığı, katılanın ev adresinin öğrenilerek bu bilginin sanık ...’a iletildiği, bunun üzerine sanık ...’ın gece saatlerinde katılanın evinin önüne gittiği, katılanı rızası dışında bir araca bindirdiği, katılanın iradesi dışında araç içerisinde belirli bir süre tutulduğu ve daha sonra yeniden evinin önüne bırakıldığı, akabinde katılanın tedavi amaçlı bulunduğu hastanede sanıklar ... ve ...'ın katılana aleni şekilde sinkaflı küfür ettikleri iddiasına ilişkin olarak;
Bölge Adliye Mahkemesi kararında kasten yaralama suçuna ilişkin hüküm bulunmayıp dolayısıyla bu suça dair temyiz başvurusu da bulunmadığından inceleme konusu yapılmamıştır.
Yargılama sürecinde gerçekleştirilen işlemlerin usul ve kanuna uygun olduğu, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların, toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı tespit edilmiştir. Katılan ...’un olayın gerçekleşme biçimine ilişkin ayrıntılı ve istikrarlı beyanları, tanık Ş.O.’nun bu beyanları doğrulayan anlatımları, sanıklar ... ve ...’ın olay öncesinde katılanla ve birbirleriyle irtibat kurduklarını, katılanın adresinin temin edilerek sanık ...’a iletildiğini ortaya koyan iletişim ve HTS kayıtları ile sanık ...’ın olay tarihinde ve saatinde katılanın ikameti çevresinde bulunduğunu gösteren konum verileri birlikte değerlendirildiğinde, katılanın rızası dışında araca bindirilerek bir süre araç içerisinde tutulmasına yönelik eylemlerin sanıklar ..., ... ve ... tarafından gerçekleştirildiği; ayrıca hastane güvenlik kayıtları ile tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde katılana aleni olan ortamda sinkaflı küfür etme eylemlerinin sanıklar ... ve ... tarafından gerçekleştirildiği sonucuna varılmıştır. Katılanın eşi olan tanık Ş.U.’un olay anına ilişkin istikrarlı beyanları, kolluk görevlileri olan tanıklar Z.Y., S.K.E. ve F.Ö.’ın katılanı darp edilmiş ve panik halde gördüklerine dair anlatımları ile HTS ve kamera kayıtları birlikte değerlendirildiğinde; katılanın rızası dışında cebir ve tehdit kullanılarak araca bindirilip bir süre özgürlüğünden yoksun bırakıldığı, eylemin sanık ... tarafından icra edildiği, sanıklar ... ve ...’ın ise olay öncesi, olay sırasında ve sonrasında süreci yönlendirerek azmettiren konumunda oldukları bu suretle eylemi gerçekleştirdikleri sonucuna varılmaktadır. Dosya kapsamında yer alan HTS kayıtları, olay gecesine ait güvenlik kamera görüntüleri, katılan ve tanık beyanları, sanıkların eylem öncesi, eylem anı ve eylem sonrasını kapsayacak şekilde sanık ... ile kesintisiz irtibat hâlinde bulunmaları, katılanın adresinin temin edilmesi, eylemin planlı ve organize şekilde gerçekleştirilmesi ile sanıkların icra sürecini takip ederek yönlendirmeye devam etmeleri hususları birlikte değerlendirildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesinin sanıklar ... ve ...’ın azmettiren olduklarına dair kabulünde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Katılanın özgürlüğünden yoksun bırakılması sırasında bedensel bütünlüğüne yönelik fiili saldırı sonucu somut fiziksel zarar meydana gelmiş olması karşısında, sanıklar tarafından gerçekleştirilen serbest bırakma eyleminin, hukuka aykırı fiilin sonuçlarını ortadan kaldırmaya yönelik gerçek bir pişmanlık iradesine dayandığı kabul edilemeyeceği, bu itibarla 5237 sayılı Kanun'un 110. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı sonucuna varılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un “cezanın belirlenmesi” başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun’un 3/1. maddesinde düzenlenen cezada orantılılık ilkesi birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların fiilden sonraki davranışları ve yargılama sürecindeki tutumları dikkate alınarak temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasının isabetli olduğu anlaşılmış, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
III. KARAR
A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Yapılan İncelemede;
5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen “...İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları,...”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak, oybirliğiyle REDDİNE,
B. Katılanlar Vekilinin Ön İnceleme Bölümünde İzah Edildiği Üzere Sanıklar Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İtirazı Yönünden Yapılan İncelemede;
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; katılan vekilinin temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşıldığından, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oybirliğiyle REDDİNE,
C. Sanıklar ..., ..., ... Yönünden Cebir, Tehdit veya Hile ile Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden; sanıklar ... ve ... Hakkında Alenen Hakaret Suçundan Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 06.04.2021 tarihli ve 2020/1593 Esas, 2021/690 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak, oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Finike Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.12.2025 tarihinde karar verildi.