MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/337 Esas, 2021/1772 Karar
SUÇ : Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...'na karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir.
Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında mağdurlar ... ve ... yönelik olarak işlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden kurulan hükümlerin yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Mersin 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.07.2019 tarihli ve 2017/731 Esas, 2019/505 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ..., ..., ...'in mağdurlar ... ve ... 'a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 109/3-a-b, 43/2. maddesi delaletiyle 43/1, 62... . maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve ayrıca sanık ... hakkındaki cezanın 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. Sanıklar ... ve ...'ın mağdur ...'na karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-a-b-f, 110, 62... . maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve sanık ... hakkındaki cezanın aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 30.11.2021 tarihli ve 2020/337 Esas, 2021/1772 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar ... ve ... müdafinin, sanık ... müdafinin, sanık ...'ın, sanık ...'ın, sanıklar ... ve ... müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Sanıklar ... ve ... Müdafinin Temyiz İstemi
5237 sayılı Kanun'un 26/2. maddesi gereğince olayda hukuka uygunluk nedeni bulunduğuna ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Sanıklar ... ve ... Müdafinin Temyiz İstemi
Suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, teşhis işlemlerinin hukuka aykırı yapıldığına ve sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında mağdurlar ... ve ...'e karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde
Dava dosyası kapsamına göre, sanıklar ..., ..., ... ve ...’ın, mağdurlar ... ve ...’ı cebir ve tehdit içeren davranışlarla, silah kullanmak suretiyle bir araca bindirdikleri, bulundukları yerden alarak bir süre araç içerisinde götürdükleri ve olayın kolluk görevlilerinin müdahalesiyle sona erdiği iddiasına ilişkin olarak;
Sanıkların fiilin işleniş şekline göre eylemin iki ayrı suç oluşturmasına göre mağdur sayısınca ayrı ayrı cezalandırılmaları gerekirken, zincirleme suç hükümleri tatbik edilerek eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı belirlenmiştir. Mağdurlar ..., ... ve ...’nun soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki birbiriyle uyumlu ve istikrarlı beyanları; olayın hemen akabinde düzenlenen polis tutanaklarında sanıkların hakimiyetinde olan *** marka aracın kaçması üzerine kovalamaca sonunda durdurulduğunun, araç içerisinden farklı nitelikte beş adet bıçak ele geçirildiğinin ve kaçış sırasında araçtan atılan poşette pompalı tüfeğin bulunduğunun tespit edilmesi; sanık ...’ın tüfeği araca kendisinin getirdiğini ve polis kovalamacası sırasında bizzat kendisinin attığını beyan etmesi; mağdurlar ... ve ...’ün basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek nitelikte yaralandıklarını gösteren adli tıp raporları; mağdur ...’nun soruşturma aşamasındaki beyanında, kendisinin ayrı bir araca bindirilerek bir buçuk saat kadar tutulduğunu ve daha sonra polis merkezi civarında serbest bırakıldığını bildirmesi; sanıkların savunmalarının olayın oluş şekliyle, kendi aralarında ve aşamalarda değişkenlik göstermesi ve adli tıp raporlarıyla çelişkili olması, sanıkların araçta ele geçirilen suç aletlerini açıklayamamaları ve kaçma davranışlarıyla uyumlu olmaması; ayrıca soruşturma aşamasında alınan ve etki ve etkileşimden uzak olan tanıklar M.G., Ç.K., D.Ö. ve A.D.’in olayın oluşunu doğrulayan tutarlı ve birbirleriyle uyumlu olan beyanları birlikte değerlendirildiğinde, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin mahkemenin kabulünde isabetsizlik bulunmamaktadır. Mahkemenin vicdani kanaatinin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanıkların eylemlerine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, dosya kapsamında eksik araştırma bulunmadığı saptanmıştır. Ayrıca, mağdurların, sanıkların içinde bulunduğu aracın polis ekiplerince fark edilip kovalamaca sonucu durdurulması üzerine serbest kaldıkları dikkate alındığında sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda yukarıda belirtilen eleştiri konusu dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Mağdur ...'na Karşı Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında temyiz itirazlarının 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak, oybirliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında mağdurlar ... ve ...'e karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 30.11.2021 tarihli ve 2020/337 Esas, 2021/1772 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak, oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Mersin 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.12.2025 tarihinde karar verildi.