MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/155 E., 2022/255 K.
SUÇLAR : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine kurulan hükümlerin; yapılan ön inceleme neticesinde hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 34. maddesinin ikinci fıkrası ve 232. maddesinin altıncı fıkrasına göre hüküm fıkrasında verilen karara karşı kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığının ve başvurma olanağı var ise süresi, mercii ve şekillerinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekirken, sanığın yokluğunda verilen kararda ''Adana Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf yasa yolu açık olmak üzere'' denilmek suretiyle kanun yoluna başvuru merciinin yanlış gösterilmesi nedeniyle temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yargıtay Bozma İlamı
Çamlıyayla (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin, 16.07.2009 tarihli ve 2008/64 Esas, 2009/89 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-b maddesi uyarınca beraatine kararı verilmiş, kararın Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 22.01.2013 tarihli ve 2011/5488 Esas, 2013/1081 Karar sayılı kararı ile '' ... polis memuru olan sanığın, müşteki ... ...'in şikayetçi olduğunu öğrendiklerinde, adli kolluk görev ve yetkilerine sahip oldukları halde, müştekiye "16 yaşındasın, git babanla konuş, sonra şikayetçi olursan ifadeni alırız " dedikleri, daha sonra müştekinin babası olan ...'in karakola gelip, "Eğer kızımın kızlığı bozulduysa şikayetçiyim" demesine karşın, herhangi bir işlem yapmadıkları; ayrıca soruşturma aşamasında tanık olarak dinlenen ...'ün beyanında, "Bir polis memurunun gelerek hakkında tecavüz suçlaması olduğunu söylemesi üzerine emniyete geldiğini, cep telefonunda kayıtlı olan müştekiye ait mesajları temyiz dışı sanık...'ın yüksek sesle okuduğunu, bunu karakolda bulunan beş polis memurunun da duyduğunu, sanığın daha sonra kendisinden bu mesajları silmesini istediğini" belirtmesi karşısında, eylemlerinin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2 ve 281. maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesinin kanuna aykırı olduğu'' gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Yargıtay Bozma İlamından Sonraki Yargılama Süreci
Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada;
1. Tarsus 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2015 tarihli ve 2013/484 Esas, 2015/892 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. İhmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
b. Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 281/1, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve 5 yıl denetim süresi belirlenmiştir.
2. Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi üzerine açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanarak Tarsus 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2022 tarihli ve 2022/155 Esas, 2022/255 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. İhmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257/2, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına
b. Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 281/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın Temyiz İstemi
Atılı suçları işlemediğine, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığına, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine ve resen tespit olunacak nedenlere ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre; olay tarihinde mağdur ... ...'in ... isimli şahıstan şikayetçi olduğunu belirterek sanığın polis memuru olarak görev yaptığı karakola geldiği, mağdur ...'nin sanığa ve yanında bulunan diğer polis memurlarına ...'ten şikayetçi olduğunu söylediğinde, sanığın adli kolluk görev ve yetkilerine sahip oldukları halde, mağdura "16 yaşındasın, git babanla konuş, sonra şikayetçi olursan ifadeni alırız " dediği, daha sonra mağdurun babası olan ...'in karakola gelip, "Eğer kızımın kızlığı bozulduysa şikayetçiyim" demesine karşın, herhangi bir işlem yapmadığı, böylelikle görevinin gereklerini yapmakta ihmal göstererek mağdurun mağduriyetine neden olduğu ve bu suretle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak;
1. İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan İncelemede;
Sanık hakkında yargılama konusu ihmali davranışla görevi kötüye kullanma eylemi için, belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin öngörülmüştür.
Suça konu olayda 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihi olan 27.07.2008 tarihinden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle geçen 4 yıl 9 ay 17 günlük durma süresi de eklendiğinde temyiz inceleme tarihine kadar olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
2. Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme Veya Değiştirme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan İncelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.03.1990 gün ve 1990/8-3-70, 09.10.2007 gün ve 2007/11-44-200 sayılı kararlarında vurgulandığı gibi, bir olayın açıklanması sırasında başka bir hadiseden söz edilmesi, o hadise hakkında da dava açıldığını göstermeyeceği ve dava konusu yapılan eylemin açıklıkla ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği, buna karşılık sanık haklarında düzenlenen iddianamede suçun görevi kötüye kullanma olarak gösterildiği, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan açılmış bir davanın bulunmadığı gözetilmeden ek savunma verilip yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesine aykırı davranılmasından cihetle,
Sanık hakkında düzenlenen iddianamede suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçu için 5271 sayılı Kanun'un 170/3 ve 225/1. maddelerinde öngörülen yönteme ve biçime uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı; iddianamede görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin anlatım kapsamında suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçunu oluşturan eylemden bahsedilmiş olmasının "suç isnadı ve kamu davası açma iradesini" göstermeyeceği, uyulan bozma ilamında eylemin, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma ve suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçları kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin yazılmasının suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçuyla ilgili olarak iddianame düzenlenmesinin gerekli kıldığını ifade ettiği gözetilmeden ve suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçu için sanık hakkında iddianame düzenlenmeden ve dava açılmadan, ek savunma verilip yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
A. İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan İncelemede;
Gerekçe bölümünün (1.) bendinde açıklanan nedenle Tarsus 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2022 tarihli ve 2022/155 Esas, 2022/255 Karar sayılı kararında sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme Veya Değiştirme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan İncelemede;
Gerekçe bölümünün (2.) bendinde açıklanan nedenle Tarsus 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2022 tarihli ve 2022/155 Esas, 2022/255 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.12.2025 tarihinde karar verildi.