İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/1102 E., 2020/2900 K.
SUÇ: 2313 sayılı Kanun'a aykırılık
HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Tebliğnamede ... sanık olarak belirtilmiş ise de, bu sanık hakkında verilen hükme yönelik temyiz talebi bulunmadığı anlaşılmakla, yalnızca sanık ... hakkında verilen hüküm incelemeye tabi tutulmuştur.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.01.2019 tarihli, 2017/412 Esas, 2019/37 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 2313 sayılı Kanun'un 23/5-1, 5237 sayılı Kanun'un 43. ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 27.11.2020 tarihli, 2019/1102 Esas, 2020/2900 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Köyde yapılan genel operasyonda tüm köydeki hint kenevirlerini sanık ekmiş gibi işlem yapıldığına, sanığın duruşma zaptlarında da görülebileceği üzere suç unsuru teşkil eden hint kenevirlerini kimlerin ektiğini beyan ettiğine, dosya kapsamında 3 ayrı ekimin yapıldığı iddiasıyla bu yönde hüküm kurulmuş olup söz konusu kararın hukuka aykırı olduğuna, aynı yerde yapılan kesimden dolayı kökten çekilmediği için hint kenevirlerinin yeniden yeşerebileceğine dair rapor mevcut olduğuna, hükme esas alınan ikinci ve üçüncü olayların suç teşkil etmediğine, İkinci ve üçüncü olayların aynı yerde vuku bulduğuna, olay yerinin aynı olması, bitkilerin boylarındaki düşüş, bitkilerin tekrar ekilmeden yeşermesinin mümkün olması dikkate alındığı takdirde, söz konusu kararın hukuka aykırı olarak tesis edildiğine, 31.05.2017 tarihli eylemde ele geçirilen 34 bin köke ilişkin olan el koyma kararının onaylanmadığına, hukuka uygun bir el koyma kararı mevcut olmadığından ele geçirilen hint kenevirlerinin dosyada delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığına, aynı konuya ilişkin arama kararında ve el koyma kararında el koyma ve aramanın sınırlarının belirtilmediğine, hangi taşınmaza yönelik arama yapılacağına dair açık bir arama kararı olmadan yapılan arama bu yönüyle de hukuka aykırı olup söz konusu arama ve el koyma kararları neticesinde ele geçirilen deliller hukuka aykırı olarak nitelendirilmesi gerektiğine, rızaya dayalı olarak yapıldığı iddia edilen 03.07.2017 tarihli arama ve el koyma işlemlerinin de hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, sanığın babası adına kayıtlı tarlada hint kenevirlerinin ele geçirildiği, böylece sanığın atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak;
Olayın intikal şekli, hint kenevirlerinin ele geçirilmesine ilişkin arama tutanağı, ele geçirilen hint keneviri bitki sayısı, kolluk araştırma tutanağı, ekspertiz raporları, hint kenevirlerinin ekili olduğu yerlerin aynı yer olduğuna ilişkin bilirkişi raporu ve tüm dava dosyası kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, sanık hakkında takdiren lehe hükümlerin uygulamama gerekçesinin yeterli olduğu 5271 sayılı Kanun'un 123, 127 ve 131. maddeleri hükümlerine göre; bulundurulması ve taşınması başlı başına suç oluşturan bir maddeye kolluk görevlileri tarafından elkonabilmesi için hâkim veya Cumhuriyet savcısının ya da kolluk amirinin kararına gerek olmadığı, aynı şekilde, hâkim kararı olmaksızın bu tür bir maddeye el konulması işleminin hâkim tarafından onaylanmasının da gerekli olmadığı ayrıca sanığın suça konu yasak nitelikteki maddenin kendisine ait olduğunu kabul ettiği de nazara alındığında yargılamanın bir bütün olarak adil yargılanma hakkını ihlal etmediği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz talebi yerinde görülmemiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 27.11.2020 tarihli, 2019/1102 Esas, 2020/2900 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1.maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2025 tarihinde karar verildi.