MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/1790 E., 2020/3125 K.
SUÇ: 2313 sayılı Kanun'a aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafii duruşma talebinde bulunmuş ise de; dosya kapsamı dikkate alınarak takdiren duruşma talebinin reddine karar verilerek duruşmasız olarak yapılan temyiz incelemesinde;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2019 tarihli kararı hakkında Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, duruşma açılarak verilen, 23.12.2020 tarihli kararı ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak sanık hakkında 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 3 yıl 9 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil delil bulunmadığına, sanık savunmalarının hayatın olağan akışına uygun olduğuna, hint kenevirlerinin sanık tarafından ekildiği kabul edilse dahi suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, kolluk görevlilerince yapılan çalışmalarda elde edilen istihbari bilgiler sonrası sanığın mısır tarlasında usulüne uygun olarak yapılan aramada suça konu hint keneviri bitkilerinin ele geçirildiği, bu şekilde sanığın atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olayda;
Olayın intikal şekli, sanığın tarlasında hint kenevirlerinin ele geçirilmesine ilişkin olarak kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar, ele geçirilen hint keneviri bitki sayısı, hint kenevirlerine ilişkin ekspertiz raporu, 20.07.2020 tarihli suça konu hint kenevirlerinin dip bakımlarının yapıldığını, düzenli bir şekilde ekildiğini belirten bilirkişi raporu, keşif zaptı, suça konu hint kenevirlerinin tarla içerisinde ekili olduğu konumu gösteren 23.02.2019 tarihli fen bilirkişi raporu ve tüm dava dosyası kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz talebi yerinde görülmemiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 23.12.2020 tarihli, 2019/1790 Esas, 2020/3125 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1.maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2025 tarihinde karar verildi.