MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/3290 E., 2022/3231 K.
SUÇ: 2313 sayılı Kanun'a aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşma talebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca, ceza miktarı dikkate alınarak ve takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.11.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 2313 sayılı Kanun'un 23/5. maddesinin 1. cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43., 62. ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 12.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.11.2021 tarihli kararı hakkında sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, duruşma açılarak verilen 09.11.2022 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanık hakkında 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, zincirleme suç hükümleri uygulanmaksızın, 2313 sayılı Kanun'un 23/5. maddesinin 1. cümlesi, 5237 sayılı Kanun'un 62. ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafinin Temyiz İstemi
Sanığın eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, Bölge Adliye Mahkemesi kararının yeterli gerekçe içermediğine, sanığın savunma hakkının kısıtlandığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanığın suçu işlemediğine, suç kastı bulunmadığına, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, kolluk görevlilerince yapılan çalışmalarda, sanığın kullanımında olan iki farklı mısır ekili tarlada, suça konu ekili vaziyetteki kenevir bitkilerinin ele geçirildiği, bu şekilde sanığın atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olayda;
Suça konu kenevirlerin sanığın kullanımındaki iki farklı arazide ele geçirildiğinin, böylece sanığın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında farklı arazilerde değişik zamanlarda aynı suçu işlediğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında atılı suçtan belirlenen temel ceza üzerinden zincirleme suç hükümleri uyarınca artırım yapılarak hüküm kurulan ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak daha az cezaya karar verilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Olayın intikal şekli, dip bakımları yapılmış olduğu tespit edilen suça hint kenevirlerinin ele geçirilmesine ilişkin olarak kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar, ele geçirilen hint keneviri bitki sayısı, hint kenevirlerine ilişkin ekspertiz raporu ve tüm dava dosyası kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz talebi yerinde görülmemiş, kararda eleştiri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 09.11.2022 tarihli, 2021/3290 Esas, 2022/3231 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2025 tarihinde karar verildi.