İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2014/719 E. 2014/218 K.
SUÇ:Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU
KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Hükümlü hakkında Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2014 tarihli kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 10.11.2014 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/24785 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57829 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
"Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz veya istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddî boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede,
Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, cezalandırmaya ilişkin kanun maddeleri ve hükmolunan ceza belirlenmeden doğrudan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de, sanığın denetimli serbestlik süresi içerisinde yükümlülüklere uygun davranmadığı veya denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemek suretiyle mahkûm olduğu takdirde mahkemenin açıklanmasını geri bıraktığı hükmü açıklayacağı, bu hâlde hükmün açıklanabilmesi için önce bir cezanın belirlenerek bir mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiği cihetle, mahkemesince öncelikle 5271 sayılı Kanun’un 232/6. maddesi uyarınca denetime imkân verecek biçimde bir hüküm kurulmasını müteakip, 28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 3. fıkrası uyarınca yapılacak değerlendirme sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
"
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Hükümlü hakkında, Adana 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.01.2011 tarih, 2011/2108 Esas, 2011/231 Karar sayılı kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında 07.10.2011 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 28.10.2011 tarihli, 2011/56305 Soruşturma Numaralı, 2011/22423 Esas, 2011/10191 sayılı iddianamesi ile Adana 6. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Adana 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 29.12.2011 tarih, 2011/1962 Esas, 2011/2969 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasına, aynı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca denetimli serbestlik tedbiri kararı verildiği ve kararın 31.01.2012 tarihinde kesinleştiği, hükümlünün denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile Adana 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 13.06.2013 tarih, 2013/398 Esas, 2013/615 Karar sayılı kararı ile 10 ay hapis cezasının aynen infazına karar verildiği, 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler üzerine Adana Cumhuriyet Başsavcılığının uyarlama talebi ile dosya yeniden ele alınarak Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2014 tarih, 2014/719 Esas, 2014/218 Karar sayılı kararı ile "6545 sayılı Kanun ile değişik 191/8. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" karar verildiği, kararın 10.11.2014 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
İddianame içeriğine göre, dava konusu suçun, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında gerçekleştiği anlaşılmakla, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesinde öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, 5271 sayılı Kanunun'un 223/8. maddesi uyarınca “davanın düşmesine” karar verilmesi gerekirken eksik araştırma sonucu hüküm kurulması yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına oy birliğiyle TEVDİİNE, 11.03.2025 tarihinde karar verildi.