İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2021/230 E., 2022/180 K.
SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU
KARAR: Mahkumiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Silifke Cumhuriyet Başsavcılığının 07.09.2020 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, erteleme süresi içinde aynı nev'iden suç işlediğinden bahisle, Silifke Cumhuriyet Başsavcılığının 26.05.2021 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1 ve 53. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Silifke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2022 tarihli ve 2021/230 Esas, 2022/180 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi gereğince ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, 27.04.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 02.05.2023 tarihli ve 2022/21383 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/54000 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
" Silifke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/03/2022 tarihli kararını müteakip, Silifke Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından talepte bulunulması üzerine, ikinci kez tekerrür hükümleri uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılarak, sanık hakkında birinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dair anılan Mahkemenin 16/05/2022 tarihli ek kararının yok hükmünde olduğu düşünülerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, Silifke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/03/2022 tarihli kararında ikinci kez tekerrüre esas alınan ilam olan Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/12/2015 tarihli ve 2015/441 Esas, 2015/499 sayılı kararında sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanmaması sebebiyle sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. "
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hükümlü hakkında 28.05.2020 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Silifke Cumhuriyet Başsavcılığının 07.09.2020 tarihli ve 2020/3975 Soruşturma, 2020/168 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği,
B. Hükümlünün, 08.01.2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Silifke Cumhuriyet Başsavcılığının bildirilmesi üzerine kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak, 26.05.2021 tarihli iddianamesi ile Silifke 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
C. Silifke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 31.03.2022 tarihli ve 2021/230 Esas, 2022/180 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 43, 62/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, istinaf edilmeksizin 27.04.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
D. 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif hir cezanın verilmesini gerektiriyorsa hu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder, ’’ şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
5237 sayılı Kanun'un 58/1. maddesinde yer alan, "Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez." ve 5237 sayılı Kanun'un 58/2. maddesinde yer alan, "Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı; a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezasına mahkumiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz." şeklinde düzenlenmiştir.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin Uygulanması Hakkında Kanun'un (5275 sayılı Kanun) "Miikerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri" başlıklı 108 inci maddesinin inceleme konusu ile ilgili üçüncü fıkrası "...(3) ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilemez" şeklinde düzenlenmiştir.
E. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde, Silifke Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından talepte bulunulması üzerine, ikinci kez tekerrür hükümleri uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılarak, sanık hakkında birinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dair anılan Mahkemenin 16.05.2022 tarihli Ek kararının hukuken geçersiz olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; hükümlünün ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına esas alınan Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.12.2015 tarihli ve 2015/441 Esas, 2015/499 Karar sayılı kararı tekerrüre esas teşkil etmekte ise de, söz konusu kararda hükümlü hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmadığı, bu haliyle hükümlü hakkında bahse konu karar esas alınarak ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı, hükümlüye ait adli sicil kaydının incelenmesinde de ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesine esas teşkil edebilecek bir kararın bulunmadığı anlaşılmakla, hükümlü hakkında birinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanabileceği ancak ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı belirlenmiştir.
Açıklanan nedenlerle, hükümlü hakkında cezasının 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci mükerrirlere özgü infaz rejiminin çektirilmesine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III . KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Silifke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 31.03.2022 tarihli, 2021/230 Esas, 2022/180 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
C. 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; hükmün altıncı fıkrasından "2. kez" ve "5275 sayılı Kanun'un 108/3 maddesince" ibarelerinin çıkartılması suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesine, kararın diğer kısımların aynen bırakılmasına, ” hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2025 tarihinde karar verildi.