İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2022/571 Değişik iş
SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU
KARAR: Ek karara yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Aydın 3. Asliye Mahkemesinin 07.10.2021 tarihli ve 2020/1522 Esas, 2021/2138 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191/1 . maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hakkında aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 14.02.2022 tarihli ve 2022/470 Esas, 2022/472 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın kesinleştiği ve Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hükümlü hakkında ikinci kez tekerrür hükümleri yerine birinci kez mükerrirliğe ilişkin hükümlerin uygulanması talepte bulunduğu ve talebin mahkemenin 01.04.2022 tarihli ek kararı ile kabulüne hükmedildiği ve karara yeniden hükümlü müdafii tarafından yapılan itirazın, Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesi 29.04.2024 tarihli kararı ile kesin olarak reddine karar verildiği ve kanun yararına bozma incelemesine konu edildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/33908 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57768 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
" Dosya kapsamına göre, Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/10/2021 tarihli kararının temyiz edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 14/02/2022 tarihli kararı ile anılan ilk derece mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine kararı verilmiş ise de, Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/10/2021 tarihli kararı ile ikinci kez tekerrüre esas alınan ve sanığın aynı suçtan mahkumiyetine ilişkin Antalya 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/12/2018 tarihli, 2018/728 Esas, 2018/967 sayılı ve 28/11/2019 kesinleşme tarihli kararının gerekçeli karar başlığında suç tarihi 12/06/2014 tarihi olmasına rağmen, denetim süresinde gerçekleşen ihlal tarihi olan 22/02/2018 tarihinin yazıldığının ve ikinci kez tekerrüre esas alınan 25/12/2018 tarihli ilamda tekerrüre esas alınan Antalya 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/11/2016 tarihli ve 2016/542 Esas, 2016/31 sayılı kararına konu suç tarihinin 06/05/2016 olup, bu kararın ise 01/12/2016 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, ilk kez tekerrüre esas alınan Antalya 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/11/2016 tarihli kararının ikinci kez tekerrüre esas alınan ilama konu suç tarihinden sonra kesinleşmiş olması nedeniyle sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı, bununla birlikte Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 07/10/2021 tarihli karar ile dosyadan el çektikten sonra Mahkemece verilecek ek karar ile hükümde değişiklik yapılamayacağı, anılan kararın hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/A maddesi kapsamında anılan Bölge Adliye Mahkemesinin esastan red kararına yönelen itiraz olarak merciince değerlendirilmesi gerektiği cihetle,
Mahkemece 07/10/2021 tarihli karar ile dosyadan el çekildikten sonra, Cumhuriyet Başsavcılığının hükümlü hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağından bahisle yaptığı talep üzerine, Mahkemece verilen 01/09/2016 tarihli ek karar ile hükümlü hakkında ikinci kez tekerrür hükümleri bakımından infazın durdurulmasına karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte, Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine verilecek ek kararda hükümlü hakkında uygulanan ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimi bakımından infazının durdurulması ile sınırlı olarak karar verilmesi gerektiği ve asıl kararın hüküm fıkrasında tekerrür yönünden değişiklik yapılamayacağı gözetilmeden, itirazın bu nedenle kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. "
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hükümlü hakkında 24.10.2020 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 25.11.2020 tarihli ve 2020/22687 Soruşturma, 2020/5576 Esas, 2020/4278 Karar sayılı iddianamesi ile Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
B. Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.10.2021 tarihli ve 2020/1522 Esas, 2021/2138 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hakkında aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği; kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 14.02.2022 tarihli ve 2022/470 Esas, 2022/472 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın kesinleştiği, karara karşı Cumhuriyet savcısının itiraz etmesi üzerine Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.04.2022 tarihli ek kararı ile ikinci kez tekerrüre esas alınan ilama konu suç tarihinden sonra kesinleşmiş olması nedeniyle hükümlü hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı, birinci kez mükerrirliğe ilişkin hükümlerin uygulanmasına karar verildiği,
C. Karara itiraz edilmesi üzerine, Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.04.2024 tarihli ve 2022/571 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddi ile Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.04.2022 tarihli ek kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
D. Dava dosyası kapsamına göre;
Hükümlü hakkında, Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.10.2021 tarihli hapis cezası ile cezalandırılması ve ikinci kez mükerrirlik kararı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile kesinleştiği halde, Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesi davadan el çekildikten sonra hükümde değişiklik yaptığı 01.04.2022 tarihli ek kararı ve bu karar üzerine Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.04.2022 tarihli itirazın reddine dair kararı, hükümlü hakkında ilk kez tekerrüre esas alınan Antalya 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2016 tarihli kararının ikinci kez tekerrüre esas alınan ilama konu suç tarihinden sonra kesinleşmiş olması nedeniyle ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanamaması gerektiğinden Kanun’a aykırı olduğu anlaşılmış ise de;
Temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma incelemesine konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede;
Hükümlünün, istinaf başvurusunun reddine dair karara karşı 5271 sayılı Kanun'un 308/A maddesi gereğince itiraz yoluna başvurmadığı, söz konusu karara karşı anılan kanun yolunun tüketilmesinden sonra kanun yararına bozma istemine konu edilebileceği anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2025 tarihinde karar verildi.