MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2018/737 E., 2022/1208 K.
SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Hükümlü hakkında 29.01.2018 tarihli eylemi sebebi ile İstanbul Anadolu 67. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2022 tarihli kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında mahkûmiyet kararı verildiği, kararın 19.10.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 07.05.2023 tarihli ve 2022/34203 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/55554 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 23/09/2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 20/05/2019 tarihli ve 2019/18060 Esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/01/2020 tarihli ve 2019/338 Esas, 2020/46 sayılı kararı ile sanığın 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın 01/07/2020 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği, sanığın inceleme konusu 29/01/2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi nedeni ile İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11/10/2018 tarihli ve 2018/46456 Esas sayılı iddianame ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, İstanbul Anadolu 67. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/09/2022 tarihli ve 2018/737 Esas, 2022/1208 sayılı kararı ile, Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/338 Esas sayılı dosyasındaki eylem ile inceleme konusu eylemin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11/10/2018 tarihli iddianamesi ile hukuki kesinti gerçekleşmeden işlenmesi nedeniyle sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, ancak sanık hakkında hükmedilen 2 yıl 6 ay hapis cezasından Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/338 Esas sayılı dosyasında sanık hakkında verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının mahsup edilerek sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hükümlü hakkında, 29.01.2018 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 11.10.2018 tarihli ve 2018/97046 Soruşturma, 2018/46456 Esas, 2018/38212 Karar sayılı iddianamesi ile İstanbul Anadolu 67. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
B. Yapılan yargılama sonucunda; İstanbul Anadolu 67. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 14.09.2022 tarihli ve 2018/737 Esas, 2022/1208 Karar sayılı kararı ile, hükümlünün
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191/1 ve 43/1. maddeleri uyarınca verilen 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasından hükümlünün Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin tarihli ve 2019/338 Esas, 2020/46 Karar sayılı kararı ile verilen cezanın mahsubuna karar verildiği, kararın, istinaf edilmeksizin 19.10.2022 tarihinde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
C. Mahsuba konu Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/338 Esas, 2020/46 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:
1. Hükümlü hakkında, 23.09.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2019 tarihli ve 2019/8184 Soruşturma, 2019/18060 Esas, 2019/12606 sayılı iddianamesi ile Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
2. Yine hükümlünün 16.09.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2019 tarihli ve 2018/125912 Soruşturma, 2019/18059 Esas, 2019/12605 sayılı iddianamesi ile Bakırköy 22. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Bakırköy 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.07.2020 tarihli ve 2019/323 Esas, 2019/533 Karar sayılı kararı ile dosyanın Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/338 Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesine karar verildiği,
3. Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2020 tarihli ve 2019/338 Esas 2020/46 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 43/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın, istinaf edilmeksizin 01.07.2020 tarihinde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
D. İstanbul Anadolu 67. Asliye Ceza Mahkemesinin dava dosyasına konu suç tarihinin 29.01.2018 olduğu, iddianame tarihinin 11.10.2018 olduğu, Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin dava dosyasına konu suç tarihlerinin 16.09.2018 ve 23.09.2018, iddianame tarihinin 20.05.2019 olduğu, her üç eylemin de ilk iddianame tarihi olan 11.10.2018 tarihinden önce işlendiği, eylemler arasında hukuki kesinti bulunmadığı, bu eylemler arasında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği, İstanbul Anadolu 67. Asliye Ceza Mahkemesince verilen cezanın, mahsubuna karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş ise de, mahsup edilen sonuç cezanın da 2 yıl 6 ay hapis cezası olduğu göz önüne alındığında "ek ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde cezaya hükmolunması, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
E. 5271 sayılı Kanun'un 309/4-d maddesi; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun'un 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. İstanbul Anadolu 67. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 14.09.2022 tarihli ve 2018/737 Esas, 2022/1208 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
C. 5271 sayılı Kanun'un 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden;
Hüküm fıkrasının (1) nolu bendinin altıncı paragrafının çıkarılarak yerine;
" Sanığa verilen "2 yıl 6 ay" hapis cezası, kesinleşen Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2020 tarihli ve 2019/338 Esas 2020/46 Karar sayılı kararı ile verilen 2 yıl 6 ay hapis" cezası ile aynı miktarda olduğundan sanık hakkında "ek ceza verilmesine yer olmadığına" ibaresinin yazılması suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımlarının aynen bırakılmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2025 tarihinde karar verildi.