MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2022/4 E. 2022/196 K.
SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
KARAR: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Hükümlü hakkında İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2022 tarihli, 2022/4 Esas ve 2022/196 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında mahkumiyetine karar verildiği, kararın 27.04.2022 tarihlerinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 07.05.2023 tarihli ve 2022/17207 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/54342 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
"Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine dair İstanbul 69. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/10/2015 tarihli ve 2015/54 esas, 2015/754 sayılı kararının 19/11/2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 28/05/2017 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan dolayı mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanarak, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1, 62 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddeleri gereğince 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/03/2022 tarihli ve 2022/4 esas, 2022/196 sayılı kararı ile yine adı geçen sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine dair Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/11/2014 tarihli ve 2014/278 esas, 2014/397 sayılı kararının 19/11/2014 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 28/05/2017 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan dolayı mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanarak, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/02/2022 tarihli ve 2022/39 esas, 2022/149 sayılı kararını kapsayan dosyalar incelendi.
Dosyalar kapsamına göre, sanık hakkında 04/12/2013 tarihli uyuşturucu madde kullanmak eylemi nedeni ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 25/12/2013 tarihli ve 2013/31178 sayılı iddianame ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/03/2022 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine hükmedildiği, yine 10/11/2013 tarihli uyuşturucu madde kullanmak eylemi nedeni ile de Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 30/01/2014 tarihli ve 2014/2219 sayılı iddianamesi ile açılan davanın yapılan yargılaması sonunda, Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/02/2022 tarihli kararı ile mahkûmiyetine hükmedildiği anlaşılmış ise de, sanığın her iki eyleminin ilk hukukî kesintiyi oluşturan İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/4 esas sayılı dosyası kapsamında yer alan 25/12/2013 tarihli iddianameden önce olması karşısında, birleştirme kararı verilerek, tek bir uyuşturucu madde kullanmak suçundan mahkûmiyet kararı verilip zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/4 Esas ve 2022/196 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;
Hükümlü hakkında, 04.12.2013 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 25.12.2013 tarihli, 2013/177717 Soruşturma, 2013/65849 Esas, 2013/32178 sayılı iddianamesi ile İstanbul 13. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, İstanbul 13. Sulh Ceza Mahkemesinin 04.04.2014 tarih, 2013/1275 Esas, 2014/453 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191/2. maddesi uyarınca denetimli serbestlik tedbiri kararı verildiği ve kararın 16.04.2014 tarihinde kesinleştiği, hükümlünün denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile İstanbul 69. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2015 tarih, 2015/54 Esas, 2015/754 Karar sayılı kararı ile 10 ay hapis cezasına, 5271 sayılı Kanun'un 231.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 19.11.2015 tarihinde kesinleştiği, hükümlünün erteleme süresi içerisinde 28.05.2017 tarihinde kasıtlı suç işlediğinin ihbar olunması üzerine, İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2022 tarihli, 2022/4 Esas ve 2022/196 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasıyla 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62 ve 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddeleri gereğince 7 ay 15 gün hapis cezasına karar verildiği, kararın 27.04.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
B. Dosya arasına alınan Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/39 Esas, 2022/149 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;
Hükümlü hakkında, 10.11.2013 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 30.01.2014 tarihli, 2014/10270 Soruşturma, 2014/5254 Esas, 2014/2219 sayılı iddianamesi ile Bakırköy 5. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Bakırköy 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 10.02.2014 tarih, 2014/221 Esas, 2014/70 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca denetimli serbestlik tedbiri kararı verildiği ve kararın 10.02.2014 tarihinde kesinleştiği, hükümlünün denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2014 tarih, 2014/278 Esas, 2014/397 Karar sayılı kararı ile 10 ay hapis cezasına, 5271 sayılı Kanun'un 231.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 19.11.2015 tarihinde kesinleştiği, hükümlünün erteleme süresi içerisinde 28.05.2017 tarihinde kasıtlı suç işlediğinin ihbar olunması üzerine, Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2022 tarihli, 2022/39 Esas ve 2022/149 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasıyla 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezasına karar verildiği, kararın 18.03.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
C. Dosyalar kapsamına göre;
İnceleme konusu İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/4 Esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 04.12.2013 iddianame düzenleme tarihinin ise 25.12.2013 olduğu,
Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2022 tarihli, 2022/39 Esas ve 2022/149 Karar sayılı dosyasındaki suç tarihinin 10.11.2013, iddianame düzenleme tarihinin 30.01.2014 olduğu,
Her iki suçun da, ilk iddianamenin düzenlendiği 25.12.2013 tarihinden önce işlendiği ve eylemler arasında hukukî kesinti bulunmadığı, her iki dosyada da hükümlünün üzerine atılı eylemlerin aynı nitelikte olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümleri kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği ancak Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2022 tarihli, 2022/39 Esas ve 2022/149 Karar sayılı kararının 18.03.2022 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleşmiş bulunduğu için dosyaların birleştirilmesinin mümkün bulunmadığı,
Zincirleme suça dâhil olan bir suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiş ise, zincirleme suça konu ikinci suçla ilgili olarak mahkemece; kesinleşen hükme konu eylem de gözönüne alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle hüküm kurulması, kesinleşen hükümdeki ceza sonuç cezadan indirilmesi, böylece yargılaması devam eden suça ilişkin cezanın belirlenmesi gerektiği dikkate alındığında, İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümleri uyarınca hüküm kurulup, evvelce kesinleşen Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2022 tarihli, 2022/39 Esas ve 2022/149 Karar sayılı kararında belirlenen cezanın mahsup edilmesi ve aradaki fark kadar ek cezaya hükmolunması suretiyle bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, hükümlünün yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2022 tarihli, 2022/4 Esas ve 2022/196 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2025 tarihinde karar verildi.