MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/427 E., 2019/778 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak
KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :İlgili kararın kanun yararına bozulması
Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2019 tarihli ve 2019/427 Esas, 2019/778 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarıca cezanın ertelenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 21.01.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 02.05.2023 tarihli ve 2022/24592 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/54022 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
" Dosya kapsamına göre, sanığın evvelce 04/10/2013 tarihinde işlediği aynı nev'i suçtan dolayı Gaziosmanpaşa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/02/2016 tarihli ve 2014/3611 Esas, 2016/138 sayılı kararı ile mahkûmiyetine ve 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek söz konusu kararın 25/02/2016 tarihinde kesinleştiği, ancak denetim süresi içerisinde 03/02/2017 tarihinde sanığın incelemeye konu kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu işlediğinden bahisle Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/12/2019 tarihli kararıyla mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki düzenleme karşısında, incelemeye konu 03/02/2017 tarihli eylemin, evvelce Gaziosmanpaşa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/02/2016 tarihinde 6545 sayılı Kanunla değişik 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesi gereğince zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli niteliğinde olduğu ve ayrı bir soruşturma veya kovuşturma konusu yapılamayacağı cihetle, bu eylemden dolayı açılan kamu davasında düşme kararı verilip ilk suça ilişkin olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı veren Gaziosmanpaşa 9. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.
" şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Hükümlü hakkında, 03.02.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından yapılan soruşturma sonucunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 17.03.2017 tarihli ve 2017/23630 Soruşturma, 2017/598 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, hükümlünün denetim süresi içerisinde 23.09.2018 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 27.06.2019 tarihli ve 2017/23630 Soruşturma, 2019/22459 Esas, 2019/15800 sayılı iddianame numarası ile, hükümlünün 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 19.12.2019 tarihli ve 2019/427 Esas, 2019/778 Karar sayılı kararı ile, hükümlünün 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarıca cezanın ertelenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 21.01.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği,
B. Gaziosmanpaşa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.02.2016 tarihli ve 2014/3611 Esas, 2016/138 Karar sayılı kararının incelenmesinde:
Hükümlünün 04.10.2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 28.02.2014 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı, Gaziosmanpaşa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.02.2016 tarihli ve 2014/3611 Esas, 2016/138 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. ve 62. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 25.02.2016 tarihinde kesinleştiği, Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 03.02.2017 tarihli mahkumiyet kararının ihbarı ile
hüküm açıklanarak Gaziosmanpaşa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2020 tarihli ve 2020/93 Esas, 2020/535 Karar sayılı kararı ile mahkumiyet kararı verildiği, mahkumiyet kararının istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 14.04.2022 tarihli ve 2021/338 Esas, 2022/1054 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verildiği, anlaşılmıştır.
C. 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesinde yer alan; "Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve 9. fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında,
Gaziosmanpaşa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.02.2016 tarihli ve 2014/3611 Esas, 2016/138 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesine göre verildiği, hükümlünün 03.02.2017 tarihli eylemini zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan 03.02.2017 tarihli eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca "düşme" kararı verilip Gaziosmanpaşa 9. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
Mahkemesince "düşme" kararı verilip ihbarda bulunulması gerekmekte ise de; Gaziosmanpaşa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.02.2016 tarihli ve 2014/3611 Esas, 2016/138 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verildiği, kanun yararına bozma talebine konu mahkumiyet kararının ihbarı ile hükmün açıklandığı, kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 14.04.2022 tarihli ve 2021/338 Esas, 2022/1054 Karar sayılı düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile kesinleştiği gözetilerek yeniden ihbarda bulunulmayıp yalnızca düşme kararı verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2019 tarihli ve 2019/427 Esas, 2019/778 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2025 tarihinde karar verildi.