İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2022/3220 E., 2023/66 K.
SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEMYİZ EDENLER: Cumhuriyet savcısı, sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2022 tarihli ve 2018/224 Esas, 2022/454 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 52/2-4, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 13 yıl hapis cezası ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 12.01.2023 tarihli ve 2022/3220 Esas, 2023/66 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet Savcısı, sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının yerinde görülmediği,
Ancak;
Sanığa verilen adli para cezasının Türk Ceza Kanunu'nun 52/4 maddesi uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda "ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği" ihtarı yerine "ödenmeyen adli para cezasının hapse veya kamu yararına bir işe çevrilebileceğinin ihtarına", ibaresi yazılmak suretiyle Türk Ceza Kanunu'nun 52/4. maddesinin son cümlesine aykırı davranılması,
Hukuka aykırı olup istinaf başvurusunda bulunanın istinaf talepleri yerinde ise de, bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-a ve 303/1. maddeleri kapsamında düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
Hükmün 1. maddesinin 5. paragrafında yer alan "veya kamu yararına bir işe" ibaresi çıkarılmak suretiyle,
Diğer yanları usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, düzeltilerek istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında takdiri indirim hükmünün uygulanması gerektiğine, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat ve tahliye kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Sanığın üzerine atılı suçtan eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 37/1. maddesi delaletiyle 188/3, 188/5, 53/1. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/1, 230. maddelerine aykırı şekilde sanık hakkında gerekçesiz hüküm kurulması ile verilen hükümle çelişkiye düşülmesine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, önleme araması kararı kapsamında yapılan yol kontrolünde aracın durdurulduğu, durdurulması sırasında ön yolcu koltuğunda oturan kişinin direksiyon kutusunun alt kısmına doğru eğildiğinin görülerek durumdan şüphelenildiği, şahısların araçtan indirildiği, direksiyon kutusunun alt kısmı kontrol edildiğinde gözle görülür şekilde turuncu renkli poşetin alt bölmeden sigara kutusu içinden dışarıya çıkmış vaziyette görüldüğü, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında alınan adli arama kararı doğrultusunda aracın bagajında yapılan aramada ve araç sürücüsünün yan tarafında bulunan sigorta kutusu içinde uyuşturucu haplar bulunan toplam 42 poşetin muhafaza altına alındığı iddiasına ilişkin olarak;
Sanık ... adıyla iddianame tanzim edildiği ve dava açıldığı, yargılamanın bu isim üzerinden yapıldığı, mahkumiyet kararının da anılan isim ile verildiği, sanığın savunmasında gerçek isminin ... olduğunu beyan ettiği, emniyet araştırmasında sanığın her iki ismi de kullandığının tespit edildiği anlaşılmakla, aynı eyleme ilişkin ... adına açılmış bir dava bulunmadığı halde Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince ... yönünden karar verildiği anlaşılmakla, ... adına inceleme konusu suçla ilgili dava açılıp açılmadığı, açılmamış ise ... hakkında dava açılmasının sağlanması, her iki halde davaların birleştirilerek sonuca göre hüküm kurulması zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiş,
Kabule göre ise;
Her ne kadar olayda yer alan sanıklar .... ve .... yönünden kurulan mahkumiyet hükmünde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/5. maddesi uygulama alanı bulmamış ve hüküm istinaf kanun yolundan geçmek suretiyle kesinleşmiş ise de, sanığın yargılama dışı kalan sanıklar .... ve .... ile fikir ve eylem birliği içinde suça konu uyuşturucu maddeleri ticari amaçla naklettiğinin sabit olduğu ve bu nedenle sanığın cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/5. maddesi uyarınca arttırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Cumhuriyet savcısı, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi 12.01.2023 tarihli ve 2022/3220 Esas, 2023/66 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.03.2025 tarihinde karar verildi.