MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2020/1848 Esas-2023/2499 Karar
SUÇLAR: Uyuşturucu madde ticareti, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
SUÇ TARİHLERİ: 17.07.2017 (Sanıklar; ..., ... ve ... hakkında),
06.08.2017 (Sanıklar; ..., ... ve ... ... hakkında),
07.11.2017 - 21.11.2017 - 10.12.2017 - 17.12.2017 (Sanık ... hakkında)
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi (... hakkında),
İlk derece mahkemesinin hükümlerinin kaldırılması suretiyle yeniden mahkumiyet( ..., ..., ... ..., ... hakkında )
TEMYİZ EDENLER: Cumhuriyet savcısı (Sanıklar; ..., ... ... ve ... lehine), sanıklar müdafileri, sanıklar ... ..., ... ve ...
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama (Sanıklar ... ve ... hakkında), red (Sanık ... hakkında), bozma (Sanıklar ... ..., ... ve ... hakkında)
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.09.2020 tarihli ve 2018/5 Esas, 2020/132 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 62, 52, 53, 63. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 80.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 39/2, 62, 52, 53, 63 ve 58. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 20.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 43/1, 192/3, 62, 52/4, 53, 63. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 1.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/4-a, 43/1, 52/4, 53, 63. maddeleri uyarınca 22 yıl 6 ay hapis ve 45.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 12.12.2023 tarihli ve 2020/1848 Esas, 2023/2499 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine ,sanık ... hakkında 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararının kaldırılarak, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 62, 52, 53, 63 ve 58. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 80.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararının kaldırılarak, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/5, 62, 52/4, 53, 63 ve 58. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 3.000.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararının kaldırılarak, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/5, 43/1, 62, 52/4, 53, 63. maddeleri uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararının kaldırılarak, sanık hakkında 06.08.2017 tarihli eylemi yönünden 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/5, 62, 52/4, 53, 63. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında 21.11.2017 tarihli eylemi yönünden, 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/4-a, 62, 52/4, 53, 63. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında 07.11.2017, 10.12.2017 ve 17.12.2017 tarihli eylemleri yönünden 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 43/1, 53, 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/8. maddesi delaletiyle, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
1.Cumhuriyet Savcısının Temyiz Talebi
Sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 39/1. maddesinin uygulanarak cezanın indirilmesine ve sanıklar ... ..., ... ve ... hakkında aynı Kanun'un 188/5. maddesinin uygulanmasının yerinde olmadığına ilişkindir.
2. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Delillerin mahkumiyet için yeterli olmadığına ilişkindir.
3. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin ve lehe kanun maddelerinin uygulanmasına ilişkindir.
4. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemleri
Sanık hakkında 21.11.2017 tarihli eylem yönünden delillerin mahkumiyet için yeterli olmadığına, 06.08.2017 tarihli eylemde ise 5237 sayılı Kanun'un 188/5. maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
5. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemleri
Delillerin mahkumiyet için yeterli olmadığına, sanık ...'in atfı cürüm niteliğindeki beyanı dışında delil bulunmadığına ilişkindir.
6. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemleri
Delillerin mahkumiyet için yeterli olmadığına, sanığın kullanıcı olduğuna ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin kolluğa ihbarda bulunulduğu ve sanık hakkında 25.07.2017 tarihinde iletişimin tespiti ve dinlenmesi kararı alındığı yine sanık ... hakkında da 30.10.2017 tarihinde iletişimin tespiti kararı alındığı
17.07.2017 tarihli eylemde, sanıklar ... ve ...'in içinde bulundukları araca tanık ... ve kimliği tespit edilemeyen bir şahsın yaklaştığı, uyuşturucu madde alış verişinin yapılacağı sırada olaya müdahale edildiği ...'ın beş fişek esrarı yere attığı, yine polis otosuna bindirileceği sırada da 28 adet MDMA içeren hapı yere attığı, ...'un sanıklardan madde almak için olay yerinde geldiğinde dair beyanda bulunduğu, sanık ...'in bu eyleme ilişkin cezaevinden gönderdiği dilekçesinde aracın ve araçta ele geçen maddelerin kendisine ait olduğunu beyan ederek kendi suçunu ortaya çıkardığı sanıkların iştirak halinde suça konu maddeleri satışa arz ettikleri iddiasına ilişkin olarak;
06.08.2017 tarihli eylemde, sanıklar ..., ... ve ... arasındaki şüpheli görüşmelerin olduğu ...'in Mersin'den yüklü miktarda uyuşturucu madde getireceğinin değerlendirildiği, uygulama noktasında sanık ...'in sevk ve idaresindeki aracın durdurulduğu araçta yapılan aramada 1475 adet MDMA içeren hapı ele geçirildiği ve sanıklar ..., ... ve ... ...'ın suça konu hapları satışa arz ettikleri;
07.11.2017 tarihinde sanık ...'ın üstünde 1,1 gram kokain, 10.12.2017 tarihinde iki fişek 0,73 gram eroin ve bir adet MDMA içeren hap, 17.12.2017 tarihinde ise yine üstünde üç pakette 6,88 gram kokainin ele geçirildiği sanığın suça konu maddeleri satışa arz için bulundurduğu iddiasına ilişkin olarak uyuşturucu madde ticareti suçundan dava açıldığı ancak bölge adliye mahkemesince yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunda 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına hükmedildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
21.11.2017 tarihinde sanık ile tanık Tevfik arasında uyuşturucu madde alış verişine ilişkin şüpheli görüşmelerin tespit edilmesi üzerine fiziki takibe başlandığı sanık ile tanık Tevfik'in buluştukları ve kesintisiz takip sonrası durdurulan Tevfik'te 1,1 gram kokainin ele geçirildiği sanığın suça konu maddeyi tanığa sattığı iddiasına ilişkin olarak
1. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden,
Sanıkların 17.07.2017 tarihli eylemi sanık ... ile iştirak halinde işledikleri ve cezalarında 5237 sayılı Kanun'un 188/5. maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, ele geçen maddelerin miktarı ve çeşitliliği, tanık ...'un beyanları ve sanık ...'in savunması nazara alındığında eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanıklar müdafileri ve sanık ...'ın temyiz talepleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda eleştiri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden,
Sanık ...'in suça konu maddelere ilişkin olarak sanıklar ... ve ... ... ile ortak hareket ettiklerine ilişkin savunması, yine olay gününe ilişkin sanıklar arasındaki iletişimin tespiti tutanaklarının içeriği, ...'in yakalandığı gün sanık ...'in ...'in evinde yakalanması hususları bütün halde değerlendirildiğinde ...'in eyleminin sadece suça konu aracı ...'e vermekten ibaret olmadığı, sanıkların iştirak halinde suça konu maddeleri naklettiklerinin anlaşılması karşısında Tebliğnamede ... yönünden bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, ele geçen hapların miktarı, sanıklar arasındaki iletişimin tespiti tutanakları ve sanık ...'in savunmaları nazara alındığında eylemin sanıklar tarafından iştirak halinde gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık ve müdafi ile Cumhuriyet savcısının temyiz talepleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır
3. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden,
Dosya kapsamına göre; 17.07.2017 tarihinde sanıklar ... ve ...'in içinde bulundukları araçtan atılan suça konu uyuşturucu maddelerin sanığa ait olduğuna herhangi bir delilin bulunmadığı aşamada beyanı ile suç konusu uyuşturucu madde ile ilgisini açıklayarak kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği anlaşılan sanığın, bu eyleminden sonra 06.08.2017 tarihinde de uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği anlaşıldığından hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasında isabetsizlik bulunmamakla birlikte;
Zincirleme suçlarda, etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmadığına bakılmaksızın, zincire dahil olan her suç yönünden ilgili ceza maddelerinin hükümleri olaylara ayrı ayrı uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması, bu cezalardan en ağır olanına 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uygulanmak suretiyle sanık hakkında sonuç cezanın tayin edilmesi gerektiği; bu itibarla, 17.07.2017 tarihli eylemi bakımından etkin pişmanlık gösterdiği ve bahse konu eylemine 5237 sayılı Kanun'un 192/3. maddesinin uygulanması gerektiği de gözetilerek, sanığın her iki eylemi yönünden ayrı ayrı ilgili ceza maddelerinin uygulanarak, en ağır cezanın tespit edildiği eylem esas alınmak suretiyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.
4. Sanık ... hakkında kurulan hükümler yönünden,
A. Sanık hakkında 07.11.2017, 10.12.2017 ve 17.12.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231/5-8. maddeleri uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; 5271 sayılı Kanun'un 23/12. maddesi gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264/1. maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır
B. Sanık hakkında 06.08.2017 ve 21.11.2017 tarihli eylemleri yönünden uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan hükümler yönünden;
1. Sanık hakkında inceleme konusu 06.08.2017 tarihli eylemi ile birleştirilen 21.11.2017 tarihli eylemi arasında hukuki ve fiili esintinin bulunmadığı ve hakkında 5327 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden her iki eylem yönünden ayrı ayrı cezaya hükmedilerek fazla ceza tayin edilmesi ,
2. Kabule göre de; sanığın 06.08.2017 tarihinde sanıklar ... ... ve ... ile suça konu uyuşturucu hapları naklettikleri, 21.11.2017 tarihli eyleminde ise sanığın tanık Tevfik'e suça konu eroini sattığı somut olaylarda birinci eylemde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/5. maddesindeki şartların oluştuğu, ikinci eylem yönünden ise sanığın 5237 sayılı Kanun'un 188 /4-a kapsamında kalan suça konu maddeyi satması karşısında; iki eylem açısından ayrı ayrı uygulama yapılarak birinci ve ikinci eylemler için belirlenecek sonuç cezaların karşılaştırılması ve daha ağır sonuç doğuran suç esas alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekirken, belirtilen nitelikte somutlaştırma ve karşılaştırma yapılmadan hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
1. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden,
Gerekçe bölümünde (1) numaralı bentte açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 12.12.2023 tarihli ve 2020/1848 Esas, 2023/2499 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden,
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 12.12.2023 tarihli ve 2020/1848 Esas, 2023/2499 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii ile Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
3. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık ve müdafi ile Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 12.12.2023 tarihli ve 2020/1848 Esas, 2023/2499 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
4. Sanık ... hakkında kurulan hükümler yönünden
A. Sanık hakkında 07.11.2017, 10.12.2017 ve 17.12.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kurulan hüküm yönünden;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 264/2. maddesi uyarınca itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için dosyanın incelenmeksizin İADESİNE,
B. Sanık hakkında 06.08.2017 ve 21.11.2017 tarihli eylemleri hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünde (4-B) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık ve müdafi ile Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 12.12.2023 tarihli ve 2020/1848 Esas, 2023/2499 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca takdîren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2025 tarihinde karar verildi.