MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2022/2911 E., 2023/1332 K.
SUÇLAR: Uyuşturucu madde ticareti yapma
Sanık ... için 20.03.2020, 27.04.2020
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ
1.Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığının 30.07.2020 tarihli iddianamesiyle sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, beşinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarıca, sanık
... hakkında uyuşturucu madde ithal etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, beşinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası 58 inci maddesi uyarıca, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin birinci fıkrası, beşinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarıca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.07.2022 tarihli ve 2020/217 Esas, 2022/334 Karar sayılı kararı ile sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 30 yıl hapis ve 253.110,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası, 58 inci maddesi 61 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 30 yıl hapis ve 253.110,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası, uyarınca 26 yıl 3 ay hapis ve 168.750,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 14.06.2023 tarihli ve 2022/2911 Esas, 2023/1332 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri;
Sanık hakkındaki soruşturmanın usulüne uygun yürütülmediği, bir kısım temyiz dışı sanıkların etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak için vermiş olduğu çelişkili beyanlarına itibar edildiği, 13.02.2020 tarihli olay kapsamında fiziki takip tutanaklarının usulüne uygun düzenlenmediği, sanık hakkındaki tape kayıtlarında suça ilişkin görüşmelerin bulunmadığı, tutanak mümzilerinin son duruşmaya kadar dinlenilmediği, suçu kabul etmemekle birlikte 13.02.2020 tarihli olay kapsamında sanık ...'in uyuşturucuyu teslim alacağı iddia edilen kişi olduğu kabul edilmesine karşın uyuşturucu maddenin yakalandığı aracı kulanan temyiz dışı sanığın uyuşturucu madde teslim edilmeden yakalanması nedeniyle suçun teşebbüs aşamasında kaldığının İlk Derece Mahkemesince gözetilmediği, 20.03.2020 tarihli olay kapsamında eksik inceleme ile mahkumiyet hükmü kurulduğu, 20.03.2020 tarihli olay kapsamında gerçekleşen fiziki takibin kesintisiz olmadığı, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasının hatalı olduğu ve sanık hakkında kanunda belirtilen gerekçelere aykırı olarak takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasına karar verildiği gerekçeleriyle hükmün bozulması ve sanığın tahliyesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri;
Sanığın 20.03.2020 tarihli olaya ilişkin olarak verdiği 06.03.2023 tarihli dilekçesiyle samimi beyanlarda bulunduğu, sanığın, sanık ...'i uzun süredir tanığı, suça konu olaylar ile bir ilgisinin olmadığı, sanık hakkında somut delillerin bulunmadığı, sanık hakkındaki HTS kayıtlarının tek başına delil olamayacağı, sanık hakkındaki tapelerde uyuşturucu madde ticaretine ilişkin bir görüşmenin olmadığı, 13.02.2020 tarihli olay kapsamında hiçbir sanığın sanık ...'ın olaya dahil olduğundan bahsetmediği, sanık hakkında 13.02.2020 tarihine ilişkin olarak HTS ve PTS kayıtlarının bulunmadığı, 20.03.2020 tarihli olay kapsamında gerçekleşen fiziki takibin aralıksız olmadığı, içerisinde uyuşturucu madde olduğu iddia edilen söz konusu minibüsün ışıkları ve perdeleri açık şekilde seyretmesinin genel tecrübe kurallarına aykırı olduğu gerekçeleriyle hükmün bozulması ve sanığın tahliyesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
C. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri;
Sanık hakkındaki temel cezanın işlediği iddia edilen fiil ile orantılı olarak belirlenmediği, dava dosyası kapsamında sanık hakkında çelişkili beyanların mevcut olduğu, 20.03.2020 tarihli olay kapsamında sanığın uyuşturucu maddelerin atıldığı minibüsün içeriside olmadığının tanık beyanı ile de sabit olduğu, 20.03.2020 tarihli olaya kapsamında dava dosyasında bulunan kamera kayıtlarına ilişkin İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporundan da görüntülerin sanıkların kimliğini tespitine elverişli olmadığının belirtildiği, 27.04.2020 tarihli olay kapsamında sanığın uyuşturucu maddelerin bulunduğu araç içerisinde olmadığının temyiz dışı sanıkların beyanları ile sabit olduğu, bu olay kapsamında İlk Derece Mahkemesi'nin bir temyiz dışı sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak için verdiği beyanlarına dayanarak hüküm kurmuş olmasına karşın söz konusu temyiz dışı sanığın, sanık ... hakkında beyanının bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesi'nin 27.04.2020 tarihli olay kapsamında temyiz dışı diğer sanıklar hakkında verdiği bozma kararının sanık ... hakkında da uygulanması gerektiği gerekçeleriyle hükmün bozulması ve sanığın tahliyesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklar ... ve ...'ın 13.02.2020 tarihinde temyiz dışı bir diğer sanığın aracından ele geçirilen kişisel kullanım miktarının üzerinde olan çeşitli miktardaki THC ihtiva eden ve esrar elde edilmesinde kullanılan uyuşturucu maddeleri ve kokain maddelerini ticaret amacıyla teslim alacakları, sanıklar ..., ve .....'in temyiz dışı sanıklar ile birlikte 20.03.2020 tarihinde kolluk ekiplerince fiziki takip sırasında takip edilen araçtan atılan kişisel kullanım miktarının üzerinde olan çeşitli miktardaki THC ihtiva eden ve esrar elde edilmesinde kullanılan uyuşturucu maddelerini birbirini takip eden iki araç ile yurt içinde nakil ettikleri, sanık ...'in temyiz dışı sanıklar ile birlikte 27.04.2020 tarihinde fiziki takip sonucunda araç içerisinden ele geçirilen kişisel kullanım miktarının üzerinde olan çeşitli miktardaki THC ihtiva eden ve esrar elde edilmesinde kullanılan uyuşturucu maddeleri birbirini takip eden iki araç ile yurt içinde nakil ettikleri bu suretle de sanıkların uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.
2. Dava dosyası kapsamında, fiziki takip tutanakları, sanıklara ve temyiz dışı sanıklara ilişkin HTS ve PTS kayıtları, sanıklar ve temyiz dışı sanıklara ait tape kayıtları, sanık savunmaları, tanık beyanları, olay araştırma, muhafaza altına alma, yakalama ve teslim tutanakları, tartı tutanakları, uyuşturucu maddelere ilişkin uzmanlık raporları mevcuttur.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. 13.02.2020 tarihinde gerçekleşen olaya ilişkin olarak; sanıklar ... ve ...'ın olay tarihi öncesinde temyiz dışı sanıklar ile buluşup olayı planladıkları olay günü de bir kısım temyiz dışı sanığın yurtdışından ülkemize getirildiği sabit görülmeyen ve kişisel kullanım miktarının üzerinde olduğu kabul edilen THC ihtiva eden ve esrar elde edilmesinde kullanılan uyuşturucu maddeleri ve kokain uyuşturucu maddelerini temyiz dışı sanığın kullandığı araca yükledikleri ve Saray ilçesinde onları bekleyen sanıklar ... ve ......,'a teslim etmek üzere yola çıktıkları, uyuşturucu maddelerin taşındığı aracın yolda seyrederken kolluk ekiplerince yapılan yol kontrolünde yakalandığı olayda, temyiz dışı bir kısım sanığın ikrara yönelik savunmaları, bu savunmalar ile uyumlu sanıklar ... ve ... hakkındaki HTS ve PTS kayıtları, dava dosyası içeriğinde bulunan fiziki takip tutanakları ve tape kayıtları, ele geçirilen uyuşturucu maddelere ilişkin uzmanlık raporu, olay tutanağı, nazara alındığında sanıklar ... ve ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle bu olay kapsamında cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. 20.03.2020 tarihinde gerçekleşen olaya ilişkin olarak; sanıklar ... ve ...'ın temyiz dışı sanıklar ile buluştukları ve gün içerisinde Çatalca ilçesi ve Tekirdağ ili çevrelerinde araçlar ile seyrettikleri, son olarak sanıklar ve temyiz dışı sanıkların içerisinde bulunduğu bir minibüs ve otomobilin önlü arkalı olarak İstanbul ili istikametine doğru ilerledikleri sırada sanıkların fiziki takibi fark etmesi üzerinde kaçmaya başladıkları ve bu sırada araçtan perderpey içerisinde uyuşturucu madde olduğu tespit edilen koyu renkli çantalar attıkları söz konusu çantaların içerisinde THC ihtiva eden ve esrar elde edilmesinde kullanılan uyuşturucu maddelerin ele geçirilidiği olayda; sanıklar ve temyiz dışı sanıklar arasındaki konuşmalara ilişkin tape kayıtları, olay gününe ilişkin fiziki takip tutanakları, kaçış anına ilişkin kamera görüntüleri, ele geçirilen uyuşturucu maddelere ilişkin uzmanlık raporu, olay tutanağı, nazara alındığında sanıklar ..., ... ve ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle bu olay kapsamında cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. 27.04.2020 tarihinde gerçekleşen olaya ilişkin olarak; sanık ...'in temyiz dışı sanıklar ile birlikte önlü arkalı olarak ilerleyen iki araç ile İstanbul ilinden İğneliada'ya gittikleri, yurtdışından ülkemize getirildiği sabit görülmeyen ve kişisel kullanım miktarının üzerinde olduğu kabul edilen THC ihtiva eden uyuşturucu maddeleri araca yükledikleri ve önlü arkalı olarak tali yollardan İstanbul iline ilerledikleri sırada ... Köyü içerisine geldikleri sırada durduruldukları ve araç içerisinden THC ihtiva eden uyuşturucu maddelerin ele geçtiği olayda temyiz dışı bir sanığın ikrara yönelik savunmaları, bu savunma ile uyumlu fiziki takip tutanakları, ele geçirilen uyuşturucu maddelere ilişkin uzmanlık raporu, olay tutanağı, nazara alındığında sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle bu olay kapsamında cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanıklar ..., ... ve ....... yönünden İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
1. 20.03.2020 tarihli olay hakkında İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, kararında
dayanak olarak gösterilen gerekçeler; özellikle, sanıklar ve temyiz dışı sanıklar arasındaki fiziki konuşmalara ilişkin tape kayıtları, olay gününe ilişkin fiziki takip tutanakları, ele geçirilen uyuşturucu maddelere ilişkin uzmanlık raporu, olay tutanağı ile sanık ...'ın 06.03.2023 tarihli dilekçesi ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin suçun vasfına, suçun sübutuna dava dosyası kapsamındaki delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, anlaşılmakla tüm dava dosyası kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir;
2. 13.02.2020 tarihli olay yönünden İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararında dayanak olarak gösterilen gerekçeler; temyiz dışı bir kısım sanığın ikrara yönelik savunmaları, bu savunmalar ile uyumlu sanıklar ... ve ... hakkındaki HTS ve PTS kayıtları, dava dosyası içeriğinde bulunan fiziki takip tutanakları ve tape kayıtları, ele geçirilen uyuşturucu maddelere ilişkin uzmanlık raporu, olay tutanağı ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin suçun vasfına, suçun sübutuna dava dosyası kapsamındaki delillerin hukuka uygun olarak toplandığına sanık ...'in söz konusu uyuşturucu maddeleri sanık ... ile birlikte temyiz dışı sanıklardan ticari amaçla alıp naklini sağlayacağı bu yönüyle de diğer temyiz dışı sanıklar ile "aynı yönde ve amaçla" hareket etmedikleri aynı iştirak iradesi içerisinde eylemi gerçekleştirmediklerine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmasına karşın suç konusu uyuşturucu maddelerin sanık ... tarafından teslim alınamadan yakalandığı bu nedenle sanık ...'in eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.
3. Dava dosyası içeriğindeki tüm belge ve bilgilere göre; sanığın 13.02.2020 suç tarihli uyuşturucu maddeyi ticari amaçla sevk etme şeklindeki eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı bu kapsamda ele geçirilen uyuşturucu maddeler içerisinde kokain maddesinin de bulunduğu, 20.03.2020 tarihinde ise uyuşturucu maddeyi ticari amaçla sevk ettiğinin sabit olduğu anlaşılmakla, sanığın sabit olan birinci eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi kapsamında kalan uyuşturucu maddeyi nakletmeye teşebbüs etmek, ikinci eyleminin ise 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi kapsamında kalmayan uyuşturucu maddeyi 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen üç veya daha fazla kişi tarafından nakletmek olmak üzere iki ayrı suçu oluşturduğu; 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi kapsamında kalan uyuşturucu maddeyi nakletmeye teşebbüs etme olan birinci eylemi için 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi ve 35 inci maddesi uygulanarak belirlenecek sonuç ceza ile 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi kapsamında kalmayan uyuşturucu maddeyi nakletme olan ikinci eylemi için 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve beşinci fıkrası uygulanarak belirlenecek sonuç cezanın karşılaştırılması ve daha ağır sonuç doğuran suç esas alınarak bunun üzerinden zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Mahkemece belirtilen nitelikte somutlaştırma ve karşılaştırma yapılmadan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi ve beşinci fıkrası 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırım yapılmak suretiyle hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
1. 20.03.2020 tarihli olay hakkında İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, kararında dayanak olarak gösterilen gerekçeler; özellikle, sanıklar ve temyiz dışı sanıklar arasındaki fiziki
konuşmalara ilişkin tape kayıtları, olay gününe ilişkin fiziki takip tutanakları, ele geçirilen uyuşturucu maddelere ilişkin uzmanlık raporu, olay tutanağı ile sanığın 06.03.2023 tarihli dilekçesi ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin suçun vasfına, suçun sübutuna dava dosyası kapsamındaki delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, anlaşılmakla tüm dava dosyası kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir;
2. 13.02.2020 tarihli olay yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararında dayanak olarak gösterilen gerekçeler; temyiz dışı bir kısım sanığın ikrara yönelik savunmaları, bu savunmalar ile uyumlu sanıklar ... ve ... hakkındaki HTS ve PTS kayıtları, dava dosyası içeriğinde bulunan fiziki takip tutanakları ve tape kayıtları, ele geçirilen uyuşturucu maddelere ilişkin uzmanlık raporu, olay tutanağı ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin suçun vasfına, suçun sübutuna dava dosyası kapsamındaki delillerin hukuka uygun olarak toplandığına sanık ...'ın söz konusu uyuşturucu maddeleri sanık ... ile birlikte temyiz dışı sanıklardan ticari amaçla alıp naklini sağlayacağı bu yönüyle de diğer temyiz dışı sanıklar ile "aynı yönde ve amaçla" hareket etmedikleri aynı iştirak iradesi içerisinde eylemi gerçekleştirmediklerine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmasına karşın suç konusu uyuşturucu maddelerin sanık ... tarafından teslim alınamadan yakalandığı bu nedenle sanık ...'ın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.
3. Dava dosyası içeriğindeki tüm belge ve bilgilere göre; sanığın 13.02.2020 suç tarihli uyuşturucu maddeyi ticari amaçla sevk etme şeklindeki eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı, bu kapsamda ele geçirilen uyuşturucu maddeler içerisinde kokain maddesinin de bulunduğu, 20.03.2020 tarihinde ise uyuşturucu maddeyi ticari amaçla sevk ettiğinin sabit olduğu anlaşılmakla, sanığın sabit olan birinci eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi kapsamında kalan uyuşturucu maddeyi nakletmeye teşebbüs etmek, ikinci eyleminin ise 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi kapsamında kalmayan uyuşturucu maddeyi 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen üç veya daha fazla kişi tarafından nakletmek olmak üzere iki ayrı suçu oluşturduğu; 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi kapsamında kalan uyuşturucu maddeyi nakletmeye teşebbüs etme olan birinci eylemi için 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi ve 35 inci maddesi uygulanarak belirlenecek sonuç ceza ile 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi kapsamında kalmayan uyuşturucu maddeyi nakletme olan ikinci eylemi için 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve beşinci fıkrası uygulanarak belirlenecek sonuç cezanın karşılaştırılması ve daha ağır sonuç doğuran suç esas alınarak bunun üzerinden zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Mahkemece belirtilen nitelikte somutlaştırma ve karşılaştırma yapılmadan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi ve beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırım yapılmak suretiyle hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.
C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
27.04.2020 tarihli olay hakkında İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, kararında dayanak olarak gösterilen gerekçeler; temyiz dışı bir sanığın ikrara yönelik savunmaları, bu savunma ile uyumlu fiziki takip tutanakları, ele geçirilen uyuşturucu maddelere ilişkin uzmanlık raporu, olay
tutanağı, ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin suçun vasfına, suçun sübutuna dava dosyası kapsamındaki delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, anlaşılmakla tüm dava dosyası kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunan kararda, başkaca temyiz itirazlarının reddi, ancak;
1. 20.03.2020 tarihli olay yönünden sanığın suça konu uyuşturucu maddelerin atıldığı minibüsün içerisinde olduğuna dair fiziki takip tutanağındaki tespit dışında bir delilin mevcut olmadığı, söz konusu fiziki takip tutanağı içeriğinden araç içerisinde bulunan kişilerin kimlik tespitinin sonradan sistem üzerinden fotoğrafların incelenmesi ile yapıldığının belirtildiği, İlk Derece Mahkemesi'ne sunulan 03.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda da dava dosyası içerisinde mevcut olan kamera kayıtlarının suça konu uyuşturucu maddelerin atıldığı minibüsten kaçan sanıkların kimliğini tespit etmeye elverişli olmadığının belirlenmesi karşısında; ceza muhakemesi hukukunda kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ulaşılacak delillerle maddi gerçeğe ulaşmak amaçlandığından sanık ...'in olay tarihinde fiziki takip kayıtlarına göre içerisinden uyuşturucu maddelerin atıldığı hareket halindeki araçta bulunup bulunmadığını belirlemek amacıyla, sanık ...'in kullanımında olan ve 27.04.2020 tarihli olay kapsamında ele geçirilen telefon üzerinden IMEI numarasına göre bu cihazda kullanılan telefon numaralarının bilirkişi marifetiyle incelenmesi sonucunda 20.03.2020 tarihinde kullandığı numaranın tespit edilerek bu numara ve sanığın yakalandığı 27.04.2020 tarihinde kullandığı tespit edilen numara hakkında HTS raporu alınarak sanığın 20.03.2020 tarihinde fiziki takip tutanağıyla uyumlu şekilde yol üzerindeki baz istasyonlarına bağlanıp bağlanmadığı, suça konu güzergah üzerinde hareket edip etmediği belirlenerek bu olay kapsamında hakkında mahkumiyet kararı verilen diğer sanıklar ile aynı baz istasyonlarına bağlanıp bağlanmadığı hususu tespit edilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2. Açıklanan husus araştırıldıktan sonra, HTS kayıtlarının incelenmesi soncunda sanığın 20.03.2020 tarihinde uyuşturucu maddelerin taşındığı araç içerisinde bulunduğunun tespit edilmesi halinde sanık hakkında 20.03.2020 tarihli eylemi ve 27.04.2020 tarihli eylemi için zincirleme suç hükümleri uygulanarak hüküm kurulması gerektiği, sanığın 20.03.2020 tarihinde uyuşturucu maddelerin taşındığı araç içerisinde bulunmadığının tespit edilmesi halinde ise sanık hakkında yalnızca 27.04.2020 tarihli eylemi uyarınca hüküm kurulması gereklidir. Bu itibarla, sanığın sübuta eren eylemleri kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlendikten sonra suç konusu uyuşturucu maddenin miktarına bağlı olarak suç konusunun önemi ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütler ve 3 üncü maddesinde öngörülen orantılılık ilkesine göre, temel ceza belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 14.06.2023 tarihli ve 2022/2911 Esas, 2023/1332 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkında ki salıverilme talebinin REDDİNE,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 14.06.2023 tarihli ve 2022/2911 Esas, 2023/1332 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkında ki salıverilme talebinin REDDİNE,
C.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 14.06.2023 tarihli ve 2022/2911 Esas, 2023/1332 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkında ki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.04.2024 tarihinde karar verildi.