MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/1036 E., 2021/1043 K.
SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Denizli 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2021 tarihli ve 2020/413 Esas, 2021/149 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-b maddeleri uyarınca 16 yıl 6 ay hapis ve 33.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstinaf
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 04.06.2021 tarihli ve 2021/1036 Esas, 2021/1043 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı, sanık ve müdafinin istinaf başvurularının esastan reddine ve sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık ve Müdafinin Temyiz İstemleri
Delillerin hatalı değerlendirildiğine, yeterli delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasına, arttırım nedenlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, eksik inceleme yapıldığına, beraat ve tahliye kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
A- 09.12.2019 günü yapılan fiziki takipte; sanığın ticari taksi ile ...ile birlikte apart önüne geldiği, aracın sağ arka kapısından ...isimli şahsın indiği ve bahse konu ticari taksinin ayrıldığı, ticari taksiden inen ...isimli şahsın apart önünde durdurulduğu, üzerinde suç unsurunun bulunup bulunmadığının sorulması üzerine 1 adet alüminyum folyoya sarılı metamfetamin maddesini rızaen teslim ettiği, alınan arama kararı gereği yapılan üst aramasında pantolonun kemeri arasına gizlenmiş vaziyette 1 adet alüminyum folyo parçasına sarılı vaziyette Metamfetamin maddesi ile 1 adet şeffaf naylon poşet parçasına sarılı vaziyette bulunan Eroin maddesine el konulduğu,
B- 18.12.2019 tarihinde durumundan şüphelenilen aracın usulüne uygun olarak durdurulduğu, araçtan inen şahısların üzerinde suç unsuruna rastlanılmadığı, araçta ön yolcu koltuğu önünde bulunan paspas üzerinde gözle görülür vaziyette 1 adet alüminyum folyoya sarılı metamfetamin maddesinin muhafaza altına alındığı,
C- 28.01.2020 tarihinde durumundan şüphelenilen sanığın durdurulduğu, üzerinde suç unsuru bulunup bulunmadığı sorulduğunda kapşonunun orta cebinden şeffaf poşet çıkarttığı metamfetamin maddesini rızaen teslim ettiği, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında alınan arama kararı gereği yapılan üst aramasında ele geçirilen 8 adet şeffaf kilitli naylon poşete el konulduğu, yine sanığın ikametinde yapılan aramada şeffaf kilitli naylon poşet içerisinde metamfetamin maddesi ve hassas teraziye el konulduğu,
İddialarına ilişkin olarak;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 225. maddesine göre hükmün konusu ve iddianamede gösterilen suçları değerlendirme yetkisi hükme bağlanmış, aynı Kanun'un 230. maddesine göre de mahkeme kararlarının gerekçeli olması ve gerekçede gösterilmesi gereken hususlar düzenlenmiştir. Buna göre, her ne kadar ilk derece mahkemesince 09.12.2019 tarihli eylem yönünden ''sanığın eyleminin sabit olmadığı ve bu olay yönünden TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulama alanı bulmadığı kabul edilerek iddia konusu eyemin mahkeme hükmüne esas alınmadığı'' şeklinde gerekçe belirtilmiş ise de, mahkemece sanığın anılan 09.12.2019 tarihli eylemine ilişkin hüküm kurulmadığı gözetildiğinde, ilk derece mahkemesince hüküm bölümünde sanığın 09.12.2019-18.12.2019-28.01.2020 tarihli eylemlerinden bahsedilip sadece 18.12.2019 ve 28.01.2020 tarihli eylemler yönünden hüküm kurulması, hükmün gerekçesi ile hüküm arasında çelişki oluşturmuştur.
Bu itibarla sanığın 09.12.2019 tarihli eylemi hakkında da gerekçeli ve hüküm fıkrasında da yer alacak şekilde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 225. ve 230. maddelerine göre tüm hususları taşıyan denetime elverişli bir hüküm kurularak ve bu tarihli eyleme ilişkin fiziki takip ve olay tutanağı, iletişimin tespitine yönelik düzenlenen kayıtlar, bunları doğrulayacak şekilde ele geçirilen uyuşturucu madde çeşitliliği dikkate alınarak ve eylemin suç oluşturabileceği hususu da değerlendirilerek yapılacak yargılama sonucunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, maddelerinin uygulama şartlarının değerlendirilmesi, fiilin sabit görülmesi halinde Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesine göre artırım yapılması hususu değerlendirilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm fıkrası ve gerekçe arasında çelişki oluşturacak şekilde karar verilmesi hukuka aykırı görülmüş, bozmayı gerektirmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 04.06.2021 tarihli ve 2021/1036 Esas, 2021/1043 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Denizli 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2025 tarihinde karar verildi.