MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/2723 E. 2023/2711 K.
SUÇ: Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.10.2023 tarih ve 2022/187 Esas, 2023/518 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 37.500TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 11.12.2023 tarihli ve 2023/2723 Esas 2023/2711 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik ilk derece mahkemesince gerekçe gösterilmediğine, hükmün gerekçesiz olduğuna, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, 5237 sayılı kanun 188/3. maddesindeki ceza miktarının alt sınırına ilişkin ibaresinin iptali için Anayasa Mahkemesine somut norm denetimi yoluna başvurulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya kapsamına göre, olay günü kargo firması aracılığıyla gönderilen ve içinde kişisel kullanım miktarının çok üzerinde eroin maddesi bulunan kargoyu teslim almaya gelen sanığın uyuşturucu maddeleri ticari amaçlı olarak satmak yada başkalarına uyuşturucu madde temin etmek amacıyla satın almak, bu maksatla yanında bulundurmak ve nakletmek suretiyle uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak;
Kolluk tarafından tanzim edilen tutanaklar, tanık beyanları, savunma, kriminal rapor ve tüm dosya kapsamından olay günü kargo paketinin teslim yeri ile ilgili kargo görevlisi ile görüşme yapan ve ardından teslim almak üzere gelen sanığın ihbarla uyumlu şekilde içinde yüklü miktarda uyuşturucu eroin maddesi bulunan kargo paketini nakletmek/bulundurmak suretiyle atılı uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 11.12.2023 tarihli ve 2023/2723 Esas 2023/2711 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2025 tarihinde karar verildi.