İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2022/1134 Esas, 2023/1975 Karar
KATILANLAR : ..., Aydın Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü
SUÇ: Eşe karşı eziyet
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER: Katılan ... vekili, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
1.Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2022 tarihli ve 2021/1079 Esas, 2022/814 Karar sayılı kararıyla; sanığın, eşe karşı eziyet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 96/2-b, 62/1, 53/1 ve 58. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. Katılan kurum vekili ve sanık müdafii tarafından karar istinaf edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 01.11.2023 tarihli ve 2022/1134 Esas, 2023/1975 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan kurum vekilinin ve sanık müdafinin istinaf başvurularının kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme ile ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasına karar verilmiştir. Akabinde; sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 96/2-b, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Katılan Kurum Vekilinin Temyiz İstemi
Vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve cezanın üst sınırdan tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Beraat kararı verilmesi gerektiğine, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin ve diğer lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, sanığın iki yıldır evli olduğu maktul ...'ı sistematik ve sürekli olarak yaraladığı, sürekli şekilde evden kovduğu, maktüle bebeği olmasına rağmen sık sık gece balkonda uyuma cezası verdiği ve kötü davrandığı, maktülün dayanamayarak intihar ettiği şeklindeki iddialara ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tanık beyanlarına, ölü muayene ve otopsi raporuna göre eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un "cezanın belirlenmesi" başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada "orantılılık ilkesi" nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafinin bu hususlardaki temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
Dairemizin 12.09.2023 tarihli ve 2023/1471 Esas, 2023/6013 Karar sayılı kararı başta olmak üzere yerleşmiş içtihatlarında izah edildiği üzere; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine dair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
"Değerlendirme ve Gerekçe" bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 01.11.2023 tarihli ve 2022/1134 Esas, 2023/1975 Karar sayılı kararında katılan kurum vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.03.2025 tarihinde karar verildi.