BOZMA ÜZERİNE
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2023/816 E., 2024/10 K.
SUÇ: Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.05.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2. Bursa 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
3. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 27.04.2021 tarihli kararı ile ''...Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin '...01.01.2020 tarihi itibariyle hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda basit yargılama usulü uygulanmaz...' bölümündeki hükme bağlanmış ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptal kararı gözetilerek basit yargılama usulü yönünden mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu....'' nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Bursa 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında basit yargılama usûlünün uygulanmasına karar verilmekle hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
5. Sanığın itirazı üzerine yapılan yargılamada; Bursa 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.01.2024 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, zamanaşımı süresinin gerçekleştiğine ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; sanığın mahkum olduğu hapis cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilmesine karar verildiği, ancak sanığın bu kararın gereklerine uymaması nedeniyle Bursa 1. İnfaz Hakimliğinin 26/02/2016 tarih ve 2016/654 sayılı kararı ile koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezasının infazı için kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmiş olduğu, denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın sanığın müracaat etmemesi üzerine, kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olmayarak atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan yapılan yargılama neticesinde, Bursa 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2016 tarihli kararıyla 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 27.04.2021 tarihli kararıyla, sanık hakkında kurulan hükmün, basit yargılama usulü hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulduğu, bozma kararına uyularak yapılan yargılamada, İlk Derece Mahkemesinin 17.11.2021 tarihli kararıyla, sanık hakkında basit yargılama usulü hükümlerinin uygulanmasına karar verilerek, neticeten 3 ay 22 gün hapis cezasına hükmolunduğu, sanığın itiraz kanun yoluna tabi olan söz konusu karara itiraz etmesi üzerine, dosyanın sehven Yargıtay'a gönderildiği, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 04.07.2023 tarihli kararıyla, merciide yanılma nedeniyle dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesine karar verildiği, ilk derece mahkemesi tarafından genel hükümler uyarınca yapılan yargılama neticesinde, sanığın itirazı değerlendirilerek, sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5 ay hapis cezasına karar verildiği tüm dosya içeriğinden anlaşılmakla; Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 04.07.2023 tarihli kararının bozma kararı niteliğinde olmadığı, dosyanın esasen incelenmeksizin mahalline iadesine karar verildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 252 nci maddesinin üçüncü fıkrasında, itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından yapıldığı hâllerde 251 inci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca indirim uygulanacağının düzenlendiği, 09.06.2016 tarihli ilk hükümde ise, sanık hakkında 5 ay hapis cezasına hükmolunması nedeniyle kazanılmış hak kuralının ihlal edilmediği gözetildiğinde, Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın mahkumiyetine dair kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın diğer temyiz itirazı reddedilmiştir.
3. Ancak; sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, temel ceza belirlenirken uygulama maddesinin 5275 sayılı Kanun'un 105/A-8 maddesi yollamasıyla 292 nci maddesinin birinci fıkrası yerine, olayda uygulama yeri bulunmayan aynı Kanun'un 97 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla denilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiş ve bu hususun 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 322 nci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenle Bursa 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2023/816 Esas, 2024/10 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci hükmün birinci fıkrasında yer alan ''...97/1 maddesi yollamasıyla...'' ibaresi çıkartılarak yerine "...105/A-8 maddesi yollamasıyla..." ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2024 tarihinde karar verildi.