İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2024/309 E., 2024/355 K.
SUÇ: Uyuşturucu madde ihraç etme
HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi
TEMYİZ EDENLER: Sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Edirne 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2023 tarihli ve 2020/89 Esas, 2023/526 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında uyuşturucu madde ihraç etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/1, 188/4-a, 62, 61/7, 52 ve 53. maddeleri uyarınca 30 yıl hapis cezası ve 175.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanık ... hakkında uyuşturucu madde ihraç etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188/1, 188/4-a, 192/3, 62, 52 ve 53. maddeleri uyarınca 16 yıl 3 ay hapis cezası ve 87.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 31.01.2024 tarihli ve 2024/309 Esas, 2024/355 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik yapılan istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemleri
Delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, iştirak iradesi bulunmadığına, diğer sanığın teşhis edemediğine ve beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Atılı suçu işlemediğine, beraat etmesi gerektiğine ve müdafii bulunmadan karar verildiğinden savunma hakkının kısıtlandığına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Dava dosyası kapsamına göre; sanık ...'e ait olan ve sanık ...'in sevk ve idaresinde bulunan aracın Sırbistan sınırında yapılan aramada aracın farklı yerlerine zulalanmış vaziyette eroin ele geçirildiği iddiasına ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, kullanım sınırının üzerinde zulalanmış şekilde sanığa ait araçta uyuşturucu madde ele geçirilmesi, ele geçirilme biçimi, istinabe evrakları ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın uyuşturucu madde ihraç etme suçunu işlediğine dair kabulde, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Uyuşturucu madde ticareti suçu yönünden hüküm tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 188/3. maddesi uyarınca öngörülen hapis cezasının alt sınırı 5 yılın üzerinde olup, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca müdafii ile temsil zorunluluğu bulunduğu ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 188/1. maddesinde, “hükmün kurulduğu celsede, kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hallerde müdafiin hazır bulunması” emredici düzenlemesine yer verildiği gözetilmeden, hükmün kurulduğu celseye sanık müdafiinin katılımı sağlanmadan 5271 sayılı Kanun'un 150/3. ve 188/1. maddelerine aykırı şekilde hüküm kurularak sanığın savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 31.01.2024 tarihli ve 2024/309 Esas, 2024/355 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süreler dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
2.Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 31.01.2024 tarihli ve 2024/309 Esas, 2024/355 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Edirne 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2025 tarihinde karar verildi.