MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2019/101 E., 2023/315 K.
SUÇLAR: Hakkı olmayan yere tecavüz, mala zarar verme
HÜKÜMLER: Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Terme Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.05.2013 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında mala zarar verme ve hakkı olmayan yere tecavüz suçlarından cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2. Terme 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.07.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında mala zarar verme ve hakkı olmayan yere tecavüz suçlarından beraat kararları verilmiştir.
3. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 21.02.2019 tarihli kararı ile eksik araştırma neticesinde karar verilmesi nedeniyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Terme 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.12.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında mala zarar verme ve hakkı olmayan yere tecavüz suçlarından düşme kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın temyiz isteği, Mahkemece bekletici mesele hususunun kabul edildiğine, bu nedenle zamanaşımı süresinin durduğuna ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; sanığın aralarında arazi anlaşmazlığı bulunan katılanın zilyetliğindeki taşınmaza ait tel örgüleri yerinden oynatarak, 14 metre sınır ihlali yapmak suretiyle tecavüzde bulunduğu ve arazideki fındık ağaçlarının köklerine ve ocaklarına zarar verdiği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 154 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 151 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin birinci fıkrasında zamanaşımını durduran haller düzenlenmiştir. Anılan düzenlemeye göre, ''Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının ... veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hallerde,... meselenin çözümüne kadar dava zamanaşımı durur.''
Terme 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/373 Esas sayılı dava dosyası ile Çarşamba Kadastro Mahkemesinin 2017/1 Esas sayılı davasının bekletici ön mesele kabul edilerek 05.11.2019 tarihinden itibaren bekletici mesele yapıldığı, adı geçen asliye hukuk ve kadastro mahkemeleri dosyalarının henüz kesinleşmemiş olduğu, mahkemece söz konusu dosyada alınan bekletici mesele kararının kaldırılmadığı ve bu dosyaların kesinleşeceği tarihe kadar 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava zamanaşımı süresinin durduğu gözetilmeden, yazılı şekilde zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle düşme kararı verildiği anlaşılmıştır.
5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin birinci fıkrasındaki düzenlemeye göre, bekletici mesele hususunun zamanaşımı süresini durduran hallerden olduğu ve durma süresi dikkate alındığında zamanaşımının hüküm tarihine kadar dolmadığı gözetilmeden, yargılamaya devamla davanın esasına yönelik bir karar verilmesi yerine zamanaşımı nedeniyle davaların düşmesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Terme 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.12.2023 tarihli ve 2019/101 Esas sayılı kararına yönelik katılanın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2024 tarihinde karar verildi.