B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2021/1068 E., 2024/66 K.
SUÇ: Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme
Sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 01.06.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan kamu davası açılmıştır.
2.Diyarbakır 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 31.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
3.Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 26.04.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün Basit Yargılama Usulü uygulanması yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozma üzerine; Diyarbakır 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 11.01.2024 tarihli kararı ile takdiren basit yargılama usulünün uygulanmamasına ve sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; suçun unsurlarının oluşmadığına, suç işleme kastının bulunmadığına, eksik inceleme ile haksız ve hukuka aykırı karar verildiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İncelemeye konu olay; Diyarbakır Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda başka suçtan hükümlü olarak bulunan sanığın, 05.05.2015-12.05.2015 tarihleri arasında 5 gün özel izne ayrılması, izin süresinin bitiminden 48 saat geçmiş olmasına rağmen teslim olmayarak firar etmesi ve daha sonra kolluk ekibi tarafından yakalanması, iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1.Sanığa yüklenen suçun yasa maddesinde öngörülen cezasının türü ve üst sınırı itibariyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının e bendinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen işlem olan bozma ilamından önce verilen 31.03.2016 tarihli mahkumiyet tarihinden sonra işlemeye başladığı ancak, bozma ilamından sonra verilen 11.01.2024 tarihli mahkumiyet kararı ile zamanaşımı süresinin kesintiye uğraması sebebiyle, zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla; Tebliğname'nin düşme kararı verilmesine ilişkin, görüşüne iştirak edilmemiştir.
2.Ceza İnfaz Kurumu görevlileri tarafından tutulan Tutanak, İzin Belgesi ve sanığın ikrarı karşısında; sanığın temyiz gerekçeleri yerinde görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
4. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen temel ceza belirlenirken uygulama maddesinin "5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un (5275 sayılı Kanun) 97 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesinin birinci fıkrası" olduğunun belirtilmemesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (4) numaralı bendinde açıklanan nedenle, Diyarbakır 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/1068 E., 2024/66 K. ve 11.01.2024 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün 1. fıkrasında yer alan "eylemine uyan" ibaresinden sonra gelmek üzere "5275 sayılı Kanun'un 97 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 10.07.2024 tarihinde karar verildi.