MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/1331 E., 2023/2188 K.
SUÇ: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle,
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Yargıtay Bozma İlâmı
Rize 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2019 tarihli ve 2018/412 Esas, 2019/30 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 30.05.2023 tarihli ve 2021/16759 Esas, 2023/3926 Karar sayılı kararı ile "sanığın üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu birden fazla kişi ile birlikte cebir ve tehdit ile gerçekleştirdiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 109/2., 109/3(b) ve 109/5. maddesi gereğince cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı bulunduğu" belirtilmek suretiyle bozulmasına ve dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Bozma üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 27.12.2023 tarihli ve 2023/1331 Esas, 2023/2188 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 109/3-b, 109/5, 62, 53 maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 383/1. maddesi uyarınca sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası üzerinden cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri;
Sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, yeterli delil bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamı sonrası yapılan yargılamada sanığın eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu kabul edilerek sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş ve Tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
2. Dava konusu olay; sanığın, temyiz dışı sanıklar...ve ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, şoförlüğünü yaptığı araç ile annesi ... ve tanıklar... ile birlikte yolda yürüyen mağdurenin yanında durduğu, araçtan inen temyiz dışı sanıkların müşteki ...'un tüm müdahalesine rağmen mağdureyi zorla araca bindirerek götürdükleri, temyiz dışı sanık ... ...ile mağdurenin olaydan iki gün sonra resmi nikahla evlendikleri iddiasına ilişkin olarak;
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, mağdurun ve annesinin beyanları, sanığın ve temyiz dışı sanıkların savunmaları, kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar ve tüm dosya kapsamındaki delillere göre sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesinin uygulanması sırasında indirim oranının alt sınırdan uygulanmasının isabetli olduğu, soruşturma ve kovuşturma aşamasında gerekli araştırmaların yapıldığı, temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün ve 5237 sayılı Kanun'un 109/4. maddesinin uygulama dışı bırakılmasının, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesinin uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde, 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle cezasının 1 yıl 8 ay hapis cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerekirken, sonuç cezanın 1 yıl 8 ay hapis cezası olarak belirlenmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 27.12.2023 tarihli ve 2023/1331 Esas, 2023/2188 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, Bölge Adliye Mahkemesinin hükmünde kazanılmış hak uygulamasının yapıldığı altıncı paragrafında yer alan " 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına," ibarelerinin çıkartılarak yerine "sanığın cezasının 1 yıl 8 ay hapis cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Rize 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2025 tarihinde karar verildi.