BOZMA ÜZERİNE
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/690 E., 2023/2702 K.
SUÇ: İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 03.11.2016 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçundan cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2. Diyarbakır 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.01.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
4. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 21.02.2023 tarihli kararı ile ilk derece mahkemesinin verdiği cezadan daha ağır bir ceza verilen sanık hakkında, duruşma açılmadan ve sanığın savunması alınmadan karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
5. Yargıtay bozma ilamına uyularak yargılamada, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 20.12.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği, eksik inceleme ve değerlendirme sonucu karar verildiğine, suça konu hattın sanığın kardeşleri tarafından kullanıldığına, sanığın üzerinde ele geçirilen hatların kullanım dışı olduğuna, hatların pasif durumda bulunması nedeniyle atılı suçun oluşmayacağına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre,
Dava konusu olay; sanığın başka suçtan hükümlü olarak kaldığı Diyarbakır Açık Ceza İnfaz Kurumunda 30.06.2015 tarihinde yapılan arama sırasında, cüzdanında iki adet sim kart bulunmasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, sanığın infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçunu gerçekleştirdiği kabul edilerek, sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı olarak yapılan yargılama neticesinde, sanığın üzerine atılı suçun tamamlandığı kabul edilerek, atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın aşamalardaki savunmalarında, cüzdanında bulunan sim kartların başka bir GSM operatörüne numaraların taşınması nedeniyle iptal edildiğinden, kullanılamaz nitelikte olduğunu savunması, dosya içerisinde bulunan Vodafone Telekomünikasyon A.Ş.'nin 24.01.2017 tarihli cevabi yazısında 8990029300606405285-N243240 seri numaralı sim kartın ''İptal'' statüsünde olduğunun belirtilmesi, Türk Telekom A.Ş.'nin (Avea İletişim Hizmetleri A.Ş.) 06.02.2017 tarihli cevabi yazısında 89902860355875536565-012E seri numaralı sim kartın aktif olmadığı ve herhangi bir numaraya tanımlamasının yapılmadığının bildirilmesi, farklı bir operatörden taşınan hatlar için yeni bir sim kartın verilmesi nedeniyle, diğer operatöre ait sim kartın kullanılamadığının bilinen bir durum olması karşısında; hükme esas alınan ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından dosyaya sunulan HTS kayıtlarında, sanığın cezaevine kendiliğinden teslim olduğu 24.06.2015 tarihinde saat 22:44'te aktif olarak kullanıldığı belirtilen numaraya tanımlı bulunan sim kart ile sanığın cüzdanından ele geçirilen sim kartın aynı olup olmadığının araştırılması, sanık tarafından gerçekleştirildiği kabul olunan iletişimlere ait baz istasyonu bilgilerinin temin edilmesi ve gerekmesi halinde iletişim kurulan kişilerin tanık olarak beyanlarının alınması, iptal statüsündeki bir sim kartın uygun bir cihazın temin edilmesi halinde kullanılıp kullanılmayacağının araştırılıp, ele geçirilen sim kartların aktif ve çalışır durumda olup olmadıkları da belirlendikten sonra, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, yazılı şekilde eksik araştırma sonucunda mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 20.12.2023 tarihli 2023/690 Esas, 2023/2702 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2024 tarihinde karar verildi.