İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2024/181 E., 2024/444 K.
SUÇLAR: Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER :Sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, ... Demir müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2023 tarihli ve 2023/262 Esas, 2023/309 Karar sayılı kararı ile;
Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 188/3,62, 52, 53.maddeleri uyarınca 10 yıl 10 ay hapis ve 5.000,00 Tl adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188/3,192/3,62, 52, 53.maddeleri uyarınca 5 yıl 5 ay hapis ve 2.500,00 Tl adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188/3, 52, 53.maddeleri uyarınca 13 yıl hapis ve 6.000,00 Tl adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 16.02.2024 tarihli ve 2024/181 Esas, 2024/444 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvuruları üzerine 5271 Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; sanığın adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, 5271 sayılı Kanun'un 139. maddesi uyarınca alınmış bir karar bulunmadığına olayın sübutuna ve yeterli delil elde edilmediğine sanığın kastının olmadığına ilişkindir.
Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; sanığın kastının olmadığına, cezanın fazla olduğuna, teşdit uygulanmaması gerektiğine
Sanık ... müdafiinin temyiz istemi;olayın sübutuna,teşdit uygulanmaması gerektiğine, takdiri indirim uygulanması gerektiğine, olayın muhbiri olduğuna ve atılı suçu işlemediğine beraatine ve tahliyesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya kapsamına göre, sanıklar hakkında istihbari bilgi sonrası alınan iletişim tespit kararı ve muhbir bilgisi ile olay günü kolluk görevlileri tarafından yapılan operasyon sonucunda sanıklardan ... ve ...'nın sevk ve idaresinde bulunan kamyonda usulüne uygun olarak yapılan arama neticesinde kamyonun kasasında rulo halinde bulunan halıların üzerinde 4 adet teliz çuvalın içerisinde streç film ve siyah poşetlere sarılı toplam 31 adet paketin içerisinde toplam daralı ağırlığı 137 kilo 660 gram gelen kubar esrar maddesi ile kamyonun torpido gözünde beyaz renkli poşet içerisinde şeffaf jelatine sarılı halde daralı ağırlığı 15 gram gelen kubar esrar maddesinin ele geçirildiği, sanık ...'un uyuşturucu maddelerin sanık ...'e ait olduğunu savunması, sanık ...'in savunmasında bu olayda muhbir olduğunı iddiası ile sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti suçunu işledikleri iddiasına ilişkin olarak;
A.Sanıklar ... ile ... hakkında kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartları oluşmadığı halde, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanık ...'un ikrar içeren savunması, sanık ...'un kullandığı kamyonet'in sanık ...'ya ait olması ve sanık ...'nın da araçta olması olaya ilişkin ihbar ve muhbir bilgisi, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin miktar ve niteliği ve miktar itibariyle kullanım sınırlarının üzerinde oluşu, arama raporu ve kriminal rapor birlikte değerlendirildiğinde sanıkların atılı suçu işlediği, dosya kapsamında gizli soruşturmacı tayin edilmediği adil yargılama hakkının ihlal edilmediği, sanıklar hakkında temel ceza belirlenirken 5237 sayılı Kanun'un 3. ve 61. maddeleri gözetilerek temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesinin usul ve Kanuna uygun olduğu, anlaşılmakla sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Sanıklar hakkında temel ceza belirlenirken 5237 sayılı Kanun'un 3. ve 61. maddeleri gözetilerek temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, anlaşılmakla sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
Sanık ... hakkında diğer sanıklar da ele geçirilen uyuşturucu maddenin sanığa ait olduğu iddiası ile cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de; sanığın aşamalardaki savunmasında olayın aydınlatılmasında muhbir olduğunu, polislere ihbarı kendisinin yaptığını ve atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği, Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğünün 11.04.2018 ile 31.12.2018 tarihli yazı cevabında olayı bildiren muhbirin ve olayla ilgili ihbarı yapan kişinin sanık ... olduğunun bildirildiği ve sanığın savunmasının doğrulandığı ayrıca BTK cevap yazısı ile alınan bilirkişi raporunda sanık ...'nin kullandığı telefon hattının incelemesinde; polis memuru ... ile 53 kez suç tarihinde ise 13 kez iletişim kaydının bulunduğu, sanığın polis memuru ile tespit edilen görüşmeleri de muhbirlik kapsamında yaptığının değerlendirildiği, sanığın 06.05.2016 tarihinde sanık ...'un kız arkadaşı Filiz Altınışık'ın hesabına 1.743,00 TL para yatırdığı sabit ise de bu hususun sanık tarafından da kabul edildiği ve para gönderme sebebinin diğer sanıkların yakalanmalarını sağlamak amacıyla suç mahaline gelmeleri için bozuk olan aracın tamirine ilişkin olduğuna dair savunmasının aksine dosyada başkaca bir delil bulunmadığı, sanığın HTS kayıtları ile diğer sanıklar ile ortak baz bilgisinin bulunmaması ile sanığa ait olduğu iddia edilen uyuşturucu maddenin yakalanmasına ilişkin ihbar yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olması hususu ile tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı görülmüştür
V. KARAR
1.Sanıklar ... ile ... hakkında kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe (A) bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 16.02.2024 tarihli ve 2024/181 Esas, 2024/444 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 16.02.2024 tarihli ve 2024/181 Esas, 2024/444 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre sanık ...'nin SALIVERİLMESİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadığı takdirde salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2025 tarihinde karar verildi.