MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/2800 E., 2024/66 K.
SUÇ: Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama
HÜKÜM: İstinaf Başvurusunun Düzeltilerek Esastan Reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.11.2023 tarihli ve 2023/355 Esas, 2023/622 Karar sayılı kararı ile uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 188/3,4-a, 62 maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 16.01.2024 tarihli ve 2023/2800 Esas, 2024/66 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii tarafından yapılan istinaf başvurusuna yönelik olarak, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi uyarınca düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Sanık müdafinin temyiz istemi, kararın gerekçesiz olduğuna, delillerin eksik değerlendirildiğine, gizli soruşturmacı görevlendirme ve teknik takip tedbirlerinin hukuka aykırı olduğuna, teknik takip kararının olaydan sonra alındığına, bu nedenle hukuka aykırı delil elde edildiğinden hükme esas alınamayacağına, uyuşturucu madde satışının gizli soruşturmacı görevlendirilen Sancaktepe ilçesinde değil Çekmeköy ilçesinde gerçekleştiğine, gizli soruşturmacıların kışkırtıcı ajan olarak hareket ettiklerine, sanığı yönlendirdiklerine, sanığın olay tarihinden sonra uyuşturucu madde bırakma hususunda tıbbı destek aldığına, bu nedenle sanığın uyuşturucu madde satıcısı değil kullanıcısı olduğuna, temyiz dışı sanık ...'un beyanlarının atfı cürum niteliğinde olduğuna, savunma haklarının kısıtlandığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğine yöneliktir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, "Sancaktepe" ilçesinde uyuşturucu madde satan şahısların tespit edilmesi amacıyla 5271 sayılı Kanun'un 139. maddesi uyarınca gizli soruşturmacı görevlendirme kararı alındığı, bu karara istinaden gizli soruşturmacıların olay tarihinde sanık ... ve temyiz dışı sanık ...'tan uyuşturucu madde aldıkları iddiasına ilişkin olarak,
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmış olup; 5271 sayılı Kanun'un 139. maddesi uyarınca gizli soruşturmacı olarak görevlendirilen şahısların aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca ses ve görüntü kaydı alabilmelerinin mümkün olduğu, sanıkların tutanak içeriklerinde de belirtildiği üzere "Sancaktepe" ilçesinde gizli soruşturmacıların aracına uyuşturucu madde temin etmek için bindiklerinin anlaşıldığı, sanığın alınan savunmasında gizli soruşturmacılar tarafından alınan görüntü kaydındaki kişinin kendisi olduğunu kabul etmesi ve sanığın gizli soruşturmacılar dışında "Eda" adlı bayana uyuşturucu madde temin ettiğine dair tevil yollu ikrarı bir arada değerlendirildiğinde, delillerin hukuka uygun olarak elde edildiği ve suçun sübut bulduğu anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlarda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 16.01.2024 tarihli ve 2023/2800 Esas, 2024/66 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2025 tarihinde karar verildi.