MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2014/80 E., 2014/636 K.
SUÇ: İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme
Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında, Alaşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 25.02.2014 tarihli iddianamesiyle infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 297/1, 58/6, 53/1 ve 54/1 inci maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.11.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 297/1, 58/6, 53/1 ve 54/1 inci maddeleri gereğince 2 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve müsadereye karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; Türk Ceza Kanunu'nun 32 nci maddesine ilişkin sunduğu dilekçenin dikkate alınmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Anayasa'nın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 231 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 232 nci maddesinin altıncı fıkraları uyarınca, hükümde başvurulacak kanun yolu, merci, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin ne zaman başlayacağının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği halde, hükümlünün yokluğunda verilen hükümde, ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunması sebebiyle, temyiz dilekçesinin cezaevi idaresi aracılığıyla da gönderilebileceği belirtilmemiştir. Öte yandan, 5271 sayılı Kanun'un "Kararların Açıklanması Ve Tebliği" başlıklı 35 inci maddesinin üçüncü fıkrası" İlgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar, kendisine okunup anlatılır." biçimindedir.
İncelenen dosyada hükümlü ...'ın yokluğunda verilen kararın sanığa cezaevinde 07.01.2015 tarihinde "okumak/almak" suretiyle tebliğ edildiği, gerekçeli kararın sanığa okunup anlatılmadan yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu ve sanık temyizinin süresinde olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 297/1 inci maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıl olağan dava zamanaşımı süresi öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Sanığa yüklenen suçun kanun maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca belirlenen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, zamanaşımını kesen son işlem olan 28.11.2014 tarihli mahkumiyet kararından temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.11.2014 tarihli ve 2014/80 Esas, 2014/636 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.07.2024 tarihinde karar verildi.