MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2024/163 E., 2024/99 K.
SUÇ: 6136 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16.11.2022 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında harp silahı niteliğinde ateşli silah bulundurma ve tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması suçundan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un (6136 sayılı Kanun) 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası, Ek 5, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü, 54 üncü ve 63 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. Temyiz dışı sanık ... hakkında aynı sevk maddelerince açılan davanın ise İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.02.2023 tarihli kararı ile sanık ...'nun yargılandığı davayla birleştirilmesine karar verilmiştir.
2. İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.09.2023 tarihli ve 2022/253 Esas, 2023/314 Karar sayılı kararı ile sanığın harp silahı niteliğinde ateşli silah bulundurma ve tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması suçlarından 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası, Ek 5, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları,54 üncü maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi gereğince 10 yıl 10 ay hapis ve 83.320,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve müsadereye, 5237 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları gereğince 5 yıl hapis ve 41.660,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve müsadereye karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 22.01.2024 tarihli ve 2024/163 Esas, 2024/99 Karar sayılı kararıyla sanıklar müdafilerinin istinaf başvurusunun esastan reddine (tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması suçundan kurulan hüküm bakımından kesin olarak) karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; mahkeme kararının gerekçesiz olduğuna, olay yerinde keşif yapılmadan eksik incelemeyle karar verildiğine, düzeneğin ana gövdesinde ve parçaları üzerinde sanığın parmak izi bulunmadığına, olayda içtima hükümleri uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, İstanbul İli ......., İlçesi ......., Mahallesi ......, Sokak No:12 adresinde 19.12.2020 günü yapılan aramada, bir miktar uyuşturucu madde ele geçirildiği, binanın ortak kullanım alanı olan çatı katında Bomba İmha ve İnceleme Şube Müdürlüğünce yapılan kontrolde, polisan ibareli 2,5 litrelik boya tenekesi ve kapağı, 82 cm mavi renkli infilaklı fitil, çok miktarda cıvata ve somun, (2) adet elektrikli infilak kapsülü, karton parçası, patlayıcı olduğu değerlendirilen nev'i belirsiz sarı renkli toz madde, pil soketi ve kablolarla irtibatlı elektronik devre ile Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü’nün 2020/113 sayılı olay yeri inceleme raporuyla kayıt altına alınan; (1) adet roketatar, (1) adet plastik kova ve çok sayıda poşet, streç film, peçete parçası, saklama kabı, bant ve bez parçaları ile çuval elde edilmiş, devam eden çalışmalarda olay yerinden elde edilen materyaller üzerinden Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü görevlilerince tanzim edilen 2020/1223 sayılı uzmanlık raporu ile boya kutusu, poşetler, saklama kabı ve streç film parçaları üzerinde sanığın toplam 31 adet parmak izi bulunduğu, yapılan aramada adresinde bulunamayan sanığın yaklaşık iki ay sonra yakalandığında polise sahte kimlik bilgileri ibraz ettiği, savunmalarında aile apartmanları olan ve geçmişte oturduklarını beyan ettiği binanın dairelerini kiraya verdiklerini, ortak alandaki malzemelere kiracılara yer açmak için dokunmuş olabileceğini ifade ederek suçlamayı kabul etmediği, içinde patlayıcı madde bulunan boya kutusunda parmak izi çıkan... uyruklu temyiz dışı sanık ...'in ise geçmişte yaptığı boya ve badana işleri nedeniyle kutuya dokunmuş olabileceğini beyan ettiği, sanıkların birbirlerini tanımadıklarını beyan ettikleri ve HTS incelemelerinde irtibatlarının olmadığı anlaşılmakla ayrı ayrı atılı suçları işledikleri iddiasına ilişkindir.
A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanıklar atılı suçlamaları kabul etmemiş olsalar da, kolluk görevlileri tarafından ele geçirilen davaya konu materyaller üzerinde yapılan incelemede İstanbul Emniyet Müdürlüğü Bomba İmha ve İnceleme Şube Müdürlüğü tarafından tanzim edilen 16.03.2020 tarihli inceleme raporunda davaya konu materyaller ile TNT'nin ana patlayıcı olarak kullanıldığı uzaktan kumandalı ve zaman ayarlı el yapısı parça ve basınç etkili bomba hazırlanabileceği, bomba malzemeleri ile hazırlanacak olan uzaktan kumandalı ve zaman ayarlı el yapısı parça ve basınç etkili bombanın patlaması halinde canlılar üzerinde öldürücü ve yaralayıcı, cansızlar üzerinde ise yakıcı, yıkıcı ve tahrip edici özelliği olabileceğinin tespit edildiğinin belirtildiği, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından tanzim edilen 13.05.2020 tarihli uzmanlık raporunda davaya konu eşyalardan olan roketatarın 6136 sayılı Kanun'un Ek-5 inci maddesinde belirtilen harp silahlarından olduğunun belirtildiği, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü Kimlik Tespit Büro Amirliği tarafından tanzim edilen 25.02.2020 tarihli Uzmanlık Raporu incelenen eşyalar üzerinde her iki sanığın da parmak izinin tespit edildiğinin belirtildiği nazara alındığında sanıkların suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilmemiş, sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri ile ayrıca 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve Ek 5 inci maddesi kapsamında kaldığı anlaşılmakla atılı suçlardan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
B.Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla istinaf başvurusunun esastan reddine (tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması suçundan kurulan hüküm bakımından kesin olarak) karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın hayatın olağan akışına aykırı savunmaları, arama sonucu ele geçirilen ve sanığın 31 adet parmak izinin bulunduğu kutu ve poşetlerin içinde bulunan patlayıcı madde, bomba düzenekleri yanında yer alan suç konusu roketatar, bu eşyalara ilişkin alınan raporlar ve tüm dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, sanığın 6136 sayılı kanuna aykırılık suçundan cezalandırılmasına ilişkin hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımlarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 22.01.2024 tarihli ve 2024/163 Esas, 2024/99 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2024 tarihinde karar verildi.
...