MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2023/263 E., 2023/362 K.
SUÇ: 6136 sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bozma
Kırıkhan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2020 tarihli kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 24.01.2022 tarihli kararı ile basit yargılama usulü yönünden değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle yerel Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
Bozmaya uyularak yapılan yargılamada Kırıkhan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2023 tarihli ve 2023/263 Esas, 2023/362 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un (6136 sayılı Kanun) 13/3., 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62., 52/2,. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ve 400 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın temyiz istemi; sanığın lehine olan kanun hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine, sanığın savunma hakkının kısıtlandığına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya kapsamına göre; sanığın ikametgahında yapılan usulüne uygun aramada adli emanetin 2011/45 sırasında kayıtlı 1 adet A40595W seri numaralı 7,65 çapında Pıetro Beratta silah ile bu silaha ait şarjor ve 36 adet 7,65 mm çapında tabanca mermisi ve 7 adet 9 mm çapında tabanca mermisi ele geçirildiği, Adana Kriminal Polis Laboratuvarı'nın 23.03.2011 tarihli uzmanlık raporuna göre tabanca ve mermilerin 6136 sayılı Kanun'a göre yasak silah ve mermilerden olduğu ancak tabancanın aynı Kanun'un 12/4 maddesinde sayılan silahlardan olmadığının tespit edildiği, bu şekilde sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olaya ilişkin olarak;
Suç tarihinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 250/1-b maddesinde değişiklik yapan 21.11.2024 tarihli ve 7533 sayılı Kanun'dan öncesine ait olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1. Anayasa Mahkemesinin, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile; 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "...seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdii edilmesinde zorunluluk bulunması, bozma nedeni olarak kabul edilmiştir.
2. Kabule göre de; sanık hakkında kurulan hükümde, Ceza Genel Kurulunun 03.04.2018 tarihli ve 2017/853 Esas, 2018/135 Karar sayılı ve 09.02.2016 tarihli ve 2014/71 Esas, 2016/42 Karar sayılı kararları gözetildiğinde; bozma öncesi verilen ve sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilen 03.06.2015 tarihli ilk hükümde sanığın 6.000,00 TL ve 400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği gözetilmeden, bozma kararından sonra verilen 19.12.2023 tarihli son hükümde 10 ay hapis ve 400,00 TL adli para cezasına hükmolunarak 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak kuralının ihlal edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Kırıkhan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2023 tarihli ve 2023/263 Esas, 2023/362 Karar sayılı kararının 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2025 tarihinde karar verildi.