MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2024/25 E., 2024/192 K.
SUÇ: 6136 sayılı Kanun'a aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 19.12.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Sakarya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2016 tarihli ve 2015/875 Esas, 2016/59 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ve 820 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8.Ceza Dairesi'nin 15.06.2022 tarihli ilamı ile sanığa ek savunma hakkı verilmeden iddianamede gösterilmeyen 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada sanığa ek savunma hakkı verilmiş ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması nedeniyle sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdii edilmesinde zorunluluk olduğu gerekçesi ile Sakarya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2022 tarihli kararı ile kamu davasının durmasına ve dosyanın Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı Seri Muhakeme Usulü Bürosuna gönderilmesine karar verilmiştir.
6. Sanığın seri muhakeme teklifini 04.01.2023 tarihinde reddetmesi üzerine Sakraya Cumhuriyet Başsavcılığı Seri Muhakeme Usulü Soruşturma Bürosu tarafından aynı tarihte kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.
7. Genel hükümler uyarınca yargılamaya devam eden Sakarya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.02.2024 tarihli ve 2024/25 Esas, 2024/192 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık, 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ve 820 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği hakkında lehe kanun maddelerinin uygulanması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay sanığın yönetimindeki aracın uygulama yapan kolluk görevlilerince durdurulduğu ve sanığın yapılan kaba üst aramasında adli emanetin 2015/3044 Sıra No'sunda kayıtlı ruhsatsız tabanca, bu tabancaya ait 1 adet şaıjör ve 4 adet fişeğin ele geçirildiği, kriminal raporuna göre ele geçen tabancanın sağlam ve 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak nitelikte silah olduğuna ilişkindir.
IV. GEREKÇE
24.11.2022 tarihli durma kararı ile dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan seri yargılama usulü teklifinin sanık tarafından 04.01.2023 tarihinde kabul edilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda yerel mahkemenin durma kararı ile durmuş olan zamanaşımı süresine durma tarihi olan 24.11.2022 tarihi ile seri yargılama teklifinin kabul edilmediği tarih olan 04.01.2023 tarihi arasındaki sürede eklendiğinde zamanaşımı süresinin Yerel Mahkeme karar tarihi itibariyle dolmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
1. Sanık savunmaları, kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar, adli emanette kayıtlı tabanca, uzmanlık raporu, Yargıtay bozma ilamı ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulü konusunda mahkûmiyete ilişkin vermiş olduğu kararında bir isabetsizlik bulunmamış ve hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmış olması, hükmolunan hapis cezasının kısa süreli olmaması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmemesi, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin yerinde, yeterli ve kanuni gerekçelerle uygulanmamasına karar verilmesi nedeniyle sanığın temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.02.2024 tarihli 2024/25 Esas, 2024/192 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2024 tarihinde karar verilmiştir.
...