MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2024/1826 E., 2024/1859 K.
SUÇ: Parada sahtecilik
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkında verilen kararın; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.08.2023 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında parada sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Bakırköy 24. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.04.2024 tarihli kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 8 yıl 4 ay hapis cezası ve 174.990,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 29.05.2024 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği, aramanın usule aykırı olduğuna, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, suç vasfının hatalı belirlendiğine, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine, ... cezanın hatalı belirlendiğine ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Dava konusu olay; emniyet birimlerine yapılan ihbar üzerine sanığın çalışmış olduğu iş yerinde yapılan aramada suça konu sahte paraların ele geçirilmesi suretiyle sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda, sanığın üzerine atılı suçu işlediği kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkında kurulan hükme yönelik sanık müdafii tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Bakırköy 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 17.07.2023 tarihli arama ve el koyma kararına istinaden kolluk tarafından yapılan 18.07.2023 tarihli arama işleminin usule ve kanuna uygun olduğu görülmekle, sanık müdafinin bu yöne ilişkin temyiz itirazı reddedilmiştir.
2. Sanığın, memlekette ve birden fazla yabancı ülkede kanunen tedavülde bulunan farklı menşeideki sahte paraları muhafaza etmesi ve ele geçirilen sahte paranın miktarı gözetildiğinde, Mahkemece, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, sanığın kasta dayalı kusurunun derecesi dikkate alınarak, ... cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin olunmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. 5237 sayılı Kanun'un parada sahtecilik suçuna ilişkin etkin pişmanlık hükümlerini düzenleyen 201 inci maddesi;
"(1) Sahte olarak para veya kıymetli damga üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya kabul eden kişi, bu para veya kıymetli damgaları tedavüle koymadan ve resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve sahte olarak üretilen para veya kıymetli damgaların üretildiği veya saklandığı yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını ve sahte olarak üretilen para veya kıymetli damgaların ele geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz."
(2) Sahte para veya kıymetli damga üretiminde kullanılan alet ve malzemeyi izinsiz olarak üreten, ülkeye sokan, satan, devreden, satın alan, kabul eden veya muhafaza eden kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve bu malzemenin üretildiği veya saklandığı yerleri ilgili makama haber verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını ve bu malzemenin ele geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz." şeklindeki düzenlenmiştir.
Anılan Kanun hükmünün birinci fıkrasına göre, sahte olarak para üreten, muhafaza eden veya kabul eden kişinin, bu parayı tedavüle koymadan ve resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, bu paranın saklandığı yerleri merciine haber verir ve verilen bilginin sahte olarak üretilen paranın ele geçirilmesini sağlaması halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabileceği belirtilmiştir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, mali suçlarla mücadele şube müdürlüğünce sahtecilik faaliyetlerinin önlenmesine yönelik yürütülen çalışmalar sırasında, sanığın hem çalıştığı hem de geceleri kaldığını ifade ettiği kıraathanede sahte para üretildiğine dair bilgi alınması üzerine, soruşturma başlatılarak söz konusu iş yerinde sanık refakatinde yapılan aramada 18.07.2023 tarihli tasnif tutanağında ayrıntıları belirtilen yüklü miktarda farklı menşeide sahte paranın ele geçirildiği, eylemle ilgili soruşturma başladıktan sonra sanığın savunmasının alınması sırasında etkin pişmanlıkta bulunacağını belirterek, aynı iş yerinde polis tarafından bulunamayan bir miktar daha sahte paranın olduğunu ve bunların yerini göstermek istediğini belirtmesi üzerine olay yeri kıraathaneye gidilerek sanığın yer göstermesi sonrasında tavanda bulunan lambanın içerisine gizlenmiş vaziyette 310 adet sahte 100 ABD Dolarının ele geçirildiği anlaşılmakla birlikte sanığın, suç yeri kıraathanede parada sahtecilik fiilinin gerçekleştirildiğine dair resmi makamlar tarafından haber alınmasından ve arama sonucunda yüklü miktarda sahte para ele geçirilmesinden sonra beyanının alınması sırasında kolluk tarafından bulunamayan bir miktar daha sahte paranın yerini söylemiş olması ve ilk etapta ele geçirilen sahte paranın miktarı gözetildiğinde, sanığın sonradan bulunmasını sağladığı miktarın suç vasfına ve suçun oluşumuna yönelik bir değişiklik meydana getirmediği hususu birlikte değerlendirildiğinde, sanık bakımından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşulları gerçekleşmediğinden, sanık müdafinin bu yöndeki temyiz itirazı reddedilmiştir.
4. Dosya kapsamında yer alan, sanığın ikrar içeren savunmaları, kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar, Merkez Bankası raporları birlikte değerlendirildiğinde, olay tarihinde çalıştığı iş yerinde sahte para muhafaza eden sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, Bölge Adliye Mahkemesinin sanığın atılı suçu işlediğine dair kararında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş ve kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 29.05.2024 tarihli ve 2024/1826 Esas ve 2024/1859 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 24. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2024 tarihinde karar verildi.