MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2024/102 E., 2024/1289 K.
SUÇ: Hakkı olmayan yere tecavüz etme
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında Çardak Cumhuriyet Başsavcılığının 16.10.2017 tarihli iddianamesi ile hakkı olmayan yere tecavüz etme suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Çardak Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.10.2018 tarihli 2017/301 Esas- 2018/367 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan 6 ay hapis ve doğrudan verilen 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 22.03.2019 tarihli 2019/317 E. - 2019/750 K. sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiisinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek sanığın mahkumiyetine ilişkin kararın kaldırılmasına ve sanığın beraatine karar verilmiştir.
4. Antalya Bölge Adliyesi Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının katılan tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 09.11.2023 tarihli ve 2021/15472 Esas, 2023/8698 Karar sayılı kararı ile özetle; sanığın dava konusu yerin başkasına ait olduğunu bilmesine rağmen tecavüzünü devam ettirmesi nedeniyle suça konu alanı sahiplenme kastıyla hareket ettiğinin kabulü gerekeceği düşünülerek atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken beraat kararı verilmesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 25.04.2024 tarihli ve 2024/102 Esas, 2024/1289 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bozma üzerine yapılan yargılama sonunda, sanığın hakkı olmayan yere tecavüz etme suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği;
1.Tecavüzlü olduğu iddia edilen duvarın 1986 yılında yapıldığı, sanığın ise ilgili yeri 01.08.2022 tarihinde satın aldığına,
2. Katılanın tecavüzlü olduğu ileri sürülen alanı tel örgüyle kapattığına, dolayısıyla zararı bulunmadığına,
3.Alınan bilirkişi raporlarında ilgili yerin metrekaresinin sürekli değişik çıktığına ve bunun sorumlusunun sanık olmadığına,
4. Sanığın suç kastının bulunmadığına,
5. Kararın bozularak beraat kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, kendisine ait parselde bulunan akaryakıt istasyonunun katılanın tarlası ile olan sınırına 136,00 metrekare tecavüzlü duvar yaptırmak suretiyle atılı suçu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Dairemizin bozma kararı sonrasında Bölge Adliye Mahkemesi'nce duruşmalı olarak yapılan yapılan inceleme neticesinde; sanığın bu durumu kendisine ileten ve müdahalesine son vermesini isteyen katılanın bu talebine rağmen işgaline devam ettiği, bu şekilde üzerine atılı hakkı olmayan tecavüz suçunu işlediği gerekçesiyle mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
29.01.2018 tarihli fen bilirkişisinin raporunda, sanığa ait akaryakıt istasyonunda bulunan duvarın, katılanın parseline 136,00 metrekare tecavüzlü olduğuna ilişkin yapılan tespite göre; sanığın şikayet tarihinden iddianame düzenlenme tarihine kadar işgale devam ettiği belirlenmiştir.
Sanığın durumu öğrendikten sonra katılanla yazışmalarında kadastro ölçümü yaptıracağını söylemesine rağmen ölçümü yaptırmaması, savunmasında kendilerinden yüksek bedel talep edilmesi sebebiyle anlaşamadıklarını beyan etmesi hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın dava konusu yerin başkasına ait olduğunu bilmesine rağmen tecavüzünü devam ettirmesi nedeniyle suça konu alanı sahiplenme kastıyla hareket ettiği, dolayısıyla atılı suçun oluşacağı kabul edilmekle; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Bölge Adliye Mahkemesinin sanığın atılı suçu işlediğine dair kararında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen sübuta yönelik temyiz sebepleri reddedilmiş ve kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 25.04.2024 tarihli ve 2014/102 Esas, 2024/1289 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çardak Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.11.2024 tarihinde karar verildi.