MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2022/76 D.İş
SUÇ: İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma
KARAR: Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair karara karşı yapılan itirazın reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Silifke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2020 tarihli kararı ile hükümlü hakkında infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 297/1, 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 30.06.2021 tarihli istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı ile kesinleştiği belirlenmiştir.
Hükümlünün yeniden yargılama talebine ilişkin Silifke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.01.2022 tarihli kararı ile yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verildiği, bu karara karşı hükümlünün itiraz etmesi neticesinde Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.03.2022 tarihli kararı ile itirazın kesin olarak reddine karar verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve 2024/1222 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.07.2024 tarihli ve KYB-2024/57749 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.07.2024 tarihli ve KYB-2024/57749 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 23/3. maddesindeki “Yargılamanın yenilenmesi halinde önceki yargılamada görev yapan hâkim aynı işte görev alamaz” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanunun 318/1. maddesindeki “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir” şeklindeki düzenlemeler karşısında, ilk kararı veren hâkimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümde belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu sebeple adil yargılanma hakkının bir uzantısı olarak, olaya tamamen yabancı, farklı bir hâkimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği cihetle, somut olayda ilk yargılamada görev alan...'ın yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair ek kararda da görev almış olduğu gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. "
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun'un "Yenileme isteminin kabule değer olup olmadığı kararı ve mercii" başlıklı 318/1. maddesi;
“(1) Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir...”
2. Aynı Kanun'un "Yargılamaya katılamayacak hâkim" başlıklı 23. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan üçüncü fıkrası;
“(3) Yargılamanın yenilenmesi hâlinde önceki yargılamada görev yapan hakim aynı işte görev alamaz.”
şeklinde düzenlenmiştir.
3. Belirtilen yasal düzenlemeler uyarınca, aynı olay hakkında daha önce görüşünü belirtmiş olan hakimin, daha sonra yargılamanın yenilenmesi sürecinde görev yapması önlenerek hakimin tarafsızlığı sağlanmıştır. Kanun koyucunun amacı ile adil yargılanma ilkesi gereğince bu hükmün geniş yorumlanması ve mahkumiyet kararında görev yapan hakimin, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin kararda görev yapamayacağının kabul edilmesi gerekmektedir.
4. Kanun yararına bozma istemine konu olayda; hükümlü hakkında infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan verilen Silifke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2020 tarihli mahkumiyet hükmünde hakim olarak görev alan ...ın dava ile ilgili yargılama yaparak ulaştığı kanaatini ilk hükümle dosyaya yansıtması nedeniyle yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığı yönünden yapılan değerlendirmede önceki kanaatinden etkilenebileceği dikkate alınarak, farklı hâkim tarafından istem hakkında karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 23/3. maddesine aykırı davranılması nedeniyle itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2022 tarihli 2022/76 Değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2025 tarihinde karar verildi.