MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2024/1665 E., 2024/1677 K.
SUÇLAR: Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, sanık ...'in 04.09.2024 tarihli beyanı ile temyiz talebinden vazgeçtiği anlaşılmakla, sanık ... müdafiinin temyiz istemine hasren yapılan incelemede, aynı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ
A.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 4-a, 53, 54, 55, 63 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. İstanbul 11.Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.04.2024 tarihli kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 4-a, 62, 52/2, 52/4, 53, 54, 63 maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 03.06.2024 tarihli ve 2024/1665 Esas, 2024/1677 Karar sayılı kararı ile sanık/sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın beyanında adı geçen ... ... adlı kişi araştırılmadan karar verildiği, arama kararının hukuka aykırı olduğuna, eksik inceleme yapıldığına, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanık ... hakkında uyuşturucu ve uyancı madde ticareti yaptığı yönünde ihbarda bulunması üzerine sanığın ikamet ettiği konutun kapısı çalındığında kapıyı açan sanık ... ve arkasında bekleyen diğer sanık Kherra olduğu görülmüş, polis tanıtım kartları ve arama kararı gösterildiğinde sanık Kherra giriş kapısına göre sağ tarafta bulunan yatak odası kısmına doğru koştuğu bu esnada elinde bulunan mavi renkli bir poşeti yatak odasında bulunan balkon kısmından aşağı attığı görevlilerce görülmüş, ikamette yapılan aramada ve aşağı atılan poşet içerisinde bulunan sanıklardan ele geçen uyuşturucu maddenin kullanım sınırının üzerinde olması, çeşitlilik arz etmesi, ele geçen uyuşturucu maddelerin yanında üzerinde uyuşturucu artığı bulunan hassas terazi ele geçirilmiş olması sanıkların fikir ve ... birliği içerisinde uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapmak suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ...'ın tevil yollu ikrar içerikli arama sonucu ele geçen uyuşturucuların bir kısmının kendisine ait olduğunu, esrar ve mariuana kullandığını, evin sahibi olan ve göçmen kaçakçılığı yapan, kendisini de Avrupa'ya götüreceğini söyleyen Arap ...'den uyuşturucuları aldığını, esrar ve marihuana dışındaki uyuşturucuların ona ait olduğunu, ev sahibi olarak bildiği şahsı Filistin uyruklu ... ... olarak bildiğini, başkaca kimlik bilgilerini bilmediğini, telefon numarasının telefonunda mevcut olduğunu beyan etmiş ise de, ev sahibi olduğunu iddia ettiği ... isimli kişiye ait herhangi bir açık kimlik ve adres bilgisi sunamamış olması ve sanığın ev sahibi olmasına rağmen bu kişiye dair herhangi bir bilgi sahibi olmaması ve sanığın ... isimli kişinin yönlendirmesiyle uyuşturucu almak isteyen kimliği belirsiz bir kişiye para karşılığında uyuşturucu madde vermesi hususlarının hayatın olağan akışına aykırı olması gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Kherra hakkında kurulan hüküm yönünden;
Sanık müdafiinin kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 04.09.2024 tarihli beyanı ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmıştır.
B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
Sanık ... müdafiinin 19.09.2024 tarihli dilekçesine istinaden, sanık Kherria isimli şahıs ile birlikte olay günü yakalanması, soruşturma ve hazırlık aşamasında birlikte beyanlarının alınması, dosya kapsamındaki mevcut tutanaklar dikkate alındığında sanık müdafiinin kimlik tespitine ilişkin temyiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, suçun sübutuna, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, olay günü hakkında yapılan ihbara istinaden sanığın ikametinde yapılan aramada kişisel kullanım miktarı üzerinde ve çeşitli sayıda uyuşturucu madde ve üzerinde uyuşturucu kalıntısı bulunan hassas terazi ele geçirildiği olay tutanağı, kriminal rapor, mümzi tanık beyanları, savunma ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve kanuna uygun bulunarak, aşağıda belirtilen husus dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Adli emanetin 2023/201313 sırasına kayıtlı olup üzerinde uyuşturucu madde kalıntısı tespit olunan 1 adet hassas terazinin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesi yerine dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüşse de bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık Kherra hakkında kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) başlıklı bentte açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) başlıklı açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 03.06.2024 tarihli ve 2024/1665 Esas, 2024/1677 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, müsadereye ilişkin kısmında THC kalıntısı bulunan 1 adet hassas teraziye ilişkin ''..DOSYADA DELİL OLARAK SAKLANMASINA,'' ibaresi çıkarılarak yerine ''5237 sayılı Kanunun 54/4 maddesi uyarınca MÜSADERESİNE'' ibaresi eklenmek suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2024 tarihinde karar verildi.